|
SONUÇ BİLDİRGESİ
I. YERALTI SULARI ULUSAL SEMPOZYUMU
TARIM ve KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü
himayesinde, Selçuk Üniversitesi, Devlet Su İşleri, WWF-Türkiye (Doğal
Hayatı Koruma Vakfı) ve TEMA Vakfı işbirliği ile 23-24 Aralık 2004
tarihlerinde Konya’da düzenlenmiştir.
Açılışını Konya Valisi Sayın Ahmet Kayhan, Köy Hizmetleri Genel Müdürü
Sayın Ali Altuntaş, Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sayın Prof.Dr.
Şefik Bilir, WWF-Türkiye Doğal Hayatı Koruma Vakfı Yönetim Kurulu Başkan
Yardımcısı Sayın Nergis Yazgan ve TEMA Vakfı Genel Müdürü Sayın Ümit
Gürses’in onurlandırdığı sempozyum toplam sekiz oturumdan oluşmuştur.
Oturumlarda Yeraltı Su Potansiyeli Kullanımı, Yeraltı Suyunun Etkin
Kullanımı, Yeraltı Suyu Modelleme Uygulamaları, Yeraltı Suyu Kalitesi,
Yeraltı Suyu Kirlilik Nedenleri ve Çözüm Önerileri konuları
tartışılmıştır. Bu konularda yapılan çalışmaları ele alan toplam 18 adet
bildiri konuşmacılar tarafından sunulmuştur. Ve sempozyum “Yeraltı Suyu
Potansiyeli, Kullanımı ve Sorunları” konularının tartışıldığı bir
panelle son bulmuştur.
Sempozyum süresince üzerinde durulan en önemli konular:
- su rezervlerinin sonsuz ve sınırsız olmadığı,
- su kaynaklarının bilinçsiz ve yanlış kullanıldığı,
- mevcut yasaların yeterince uygulanamadığı,
- konu ile ilgili eylem planı ve yeni uygulama projelerinin hayata
geçirilmesi gerekliliğidir.
Su kaynaklarının bilinçsiz kullanımının yanlış sulama sistemi seçiminden
su israfına kadar bütün sebepleri konuşmacılar tarafından
vurgulanmıştır. Bu bilinçsizliğin yeraltı suyunun hem miktarına hem de
kalitesine olumsuz etkileri olduğu belirtilmiş ve acil önlem alınmazsa
bu durumun geri dönülmez sonuçlara yol açacağı üzerinde önemle
durulmuştur. Yeraltı suyu miktarındaki azalmaya en önemli sebep olarak
gereksiz yere açılan fazla sayıdaki kuyular ile çekilen suların verimli
değerlendirilememesi gösterilmiştir. Bu durum dolaylı olarak havzadaki
yüzey su kaynaklarını ve ekosistemleri de olumsuz etkilemektedir.
Kirlilik de kısa ve uzun vadede yeraltı suyundan faydalanabilirliği
olumsuz yönde etkileyen diğer önemli faktördür. Yeraltı suyunun
kirliliğinin hem doğal hem yapay olabileceği üzerinde durulmuştur. Doğal
kirliliğin su miktarındaki azalmayla topraktaki mineral arası ilişkiden
kaynaklandığı belirtilirken, yapay kirliliğin tarım ve sınai üretim
faaliyetleri sonucu açığa çıkan endüstriyel ve evsel nitelikli
atıklardan kaynaklandığı önemle vurgulanmıştır.
Konya özelinde çalışma yapan araştırmacılar hızla artan kirlenmenin ve
seviye düşümlerinin halen Konya şehir merkezinde, hatta temiz olduğu
için sanayide kullanılan ve içilebilir nitelikte olan yeraltı suyunu
yakın bir gelecekte yararlanılamaz hale getireceği konusuna dikkat
çekmiştir.
Bilinçsiz kullanım ana başlığı altında yukarıda vurgulanan sorunlara
önerilen çözümler şöyle sıralanabilmektedir:
- kontrolsüz kuyu açılmasını önlemek,
- Su yönetim planlama ve çalışmalarının havza bazında sürdürülmesi,
- yeraltı suyu kullanımında fiyatlandırmaya gitmek,
- bölgesel tecrit ve pekiştirme uygulamak,
- arazi toplulaştırması yapmak,
- tarımsal faaliyetlerde ürüne ve araziye uygun doğru sulama yöntemini
seçmek ve bu yöntemle ilgili modern teknikleri kullanmak,
- mevcut yasa ve yönetmelikleri gerekli revizyonlarla birlikte
uygulanabilir hale getirmek,
- hepsinden önemlisi toplumun yeraltı suyu ile ilgili kesimlerini
bilinçli hale getirecek eğitim faaliyetlerini arttırmaktır.
Türkiye; Dünya’daki yeraltı suyu tüzüğüne sahip sayılı ülkelerden biri
olduğu halde bunlar arasında yeraltı suyu sorunları ile karşı karşıya
olan nadir ülkedir. Bunun ana sebebi olarak yasaların yeterince
uygulanamaması ile kontrol ve koordinasyon eksiklikleri gösterilmiştir.
Yasaların uygulanması konusunda karar vericiler ve kullanıcıların daha
hassas davranması gerekliliği sempozyum süresince sıklıkla
vurgulanmıştır. Ayrıca bilimsel verilerin üretilmesi ve ilgili kurumlar
arasında paylaşılmasının önemi de gündeme getirilmiştir.
Yukarıda sözü edilen ve iki gün boyunca sempozyumda tartışılan bu
konularla ilgili varılan ortak nokta; karar vericilerle kullanıcılar
arasında köprünün eylem planları ve uygulama projeleri ile
kurulabileceğidir. Yeraltı suları konusunda bir takım eylem planları
mevcuttur. Ancak tıpkı yasal mevzuat konusunda olduğu gibi eylem
planlarının uygulamasında da ciddi, kararlı ve hassas davranılması
gereklidir. Daha da önemlisi kanun koyucudan son kullanıcıya kadar
herkesin konuya aynı duyarlılığı göstermesini sağlayacak çalışmaların
arttırılması zorunludur. Sempozyum kapsamında yeraltı suyu ile ilgili
uygulama projelerine örnek olarak kısaca KOP olarak bilinen Konya
Ovaları Projeleri verilmiştir. Bu ve benzeri projelerin hangi koşullarda
ve ne şekilde işletilirse verimli olacağı ve olumlu sonuçlar doğuracağı
üzerinde önemle durulmuştur. Konya kapalı havzasındaki su kullanımı ile
ilgili projelere bir diğer örnek olarak da “Konya kapalı havzasının
akılcı kullanımına doğru” projesi sunulmuştur. Kısıtlı olan su
kaynaklarının katılımcı, uzun vadeli ve sürdürülebilir kullanımının
entegre havza yönetimi yaklaşımı çerçevesinde ele alınması gerekliliği
vurgulanmıştır.
Sonuç olarak sempozyum süresince yeraltı suları konusu Konya kapalı
havzası özel örneği ile birlikte masaya yatırılmış, sorunlar, sebepleri
ve çözüm önerileri, yapılmış olan araştırma ve bilimsel çalışmalar ile
gündeme taşınmıştır. Yukarıda özetlenen bu sonuçların konuya dikkat
çekmesi, ileride yapılacak yeni çalışma, araştırma ve toplantılara ışık
tutması dileğiyle sempozyum tamamlanmıştır.
************************
Hazırlıkları yaklaşık 7 ay süren bu sempozyum çalışmasına katkılarını
esirgemeyen
- başta Tarım ve Köyişleri Bakanımız Sayın Sami Güçlü olmak üzere,
- Konya Valiliğine,
- Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne, - Devlet Su İşleri Genel
Müdürlüğüne,
- Selçuk Üniversitesine,
- Türkiye Doğal Hayatı Koruma Vakfına,
- TEMA Vakfına,
- sempozyum katılımcılarına,
- sponsor firmalara,
- ve sempozyum süresince emeği geçen öğrenci arkadaşlara, sempozyum
düzenleme kurulu adına huzurlarınızda teşekkür ediyoruz.
Not:
Yukarıda yayınlanan sonuç bildirgesine girmesi önerilen konu ve
düşünceler sempozyum katılımcıları tarafından
gkusek@khgm.gov.tr
adresine elektronik posta ile gönderilmesi durumunda ilgili öneriler
ayrıca değerlendirilecektir.
|