Anasayfa                       English Version

Menü

BİRİMLERİMİZ
Yöneticilerimiz
Daire Başkanlıkları
Bölge ve İl Müdürlükleri
Proje Müdürlükleri
Araştırma Enstitüleri
Eğitim Merkezi Müdürlükleri
GÖREV VE ÇALIŞMALARIMIZ
KHGM ENVANTER BİLGİLERİ
Genel Envanter Özeti
Personel Durumu
Makine Parkı
Köy Yolları
Toprak Ve Su Kaynakları
İskan Hizmetleri
Köy İçme Suları
KHGM REHBERİ
KHGM'nin Tarihçesi
Dünden Bugüne KHGM
KHGM Resimleri / Logolar
KHGM Ekran Koruyucusu
Gerekli Programlar
ARAŞTIRMA YAYIN ÖZETLERİ
Araştırma Özetleri -ARDATA-
APK ULUSAL BİLGİ MERKEZİ
UBM Nedir?
Sayısal Haritalar
MODÜL KILAVUZU
Otomasyon Projesi Kılavuzu
Envanter Uygulama Kılavuzu
İhale Uygulama Kılavuzu
APK Bilgi İşlem Merkezi
TELEFON REHBERİ
TARIM REHBERİ
Kısıtlı Sulama
Sulama Sistemleri
Biyogaz nedir ?
Sulama Saat Ücretleri Hesabı
Sulama Pompaj Tesislerinde Pompa Seç. Etki Ed. Faktörler
Diğer Başlıklar >>

BASIN DUYURUSU


11 Haziran 2004



TÜRKİYE TOPRAKLARINI TANIYACAK


Ülkelerin ekonomik gelişmesi doğal kaynaklarının zenginliğine ve bu kaynakların etkin biçimde kullanılmasına bağlıdır. Bilindiği üzere Türkiye, nüfusunun % 35’i kırsal alanda yaşayan, istihdamın % 45’ini tarım sektörünün sağladığı bir ülke konumundadır. Türkiye kırsalının hemen tek ekonomik faaliyeti olan tarım, bu özelliği nedeniyle, sermaye birikiminin de en önemli araçlarındandır. Ulusal gelire % 15 oranında katkı sağlayan tarım, dışsatımda önemli bir paya sahip olmasının yanında, sanayi sektörüne girdi üretmekte ve ayrıca sanayi sektörü ürünlerinin tüketicisi konumunda bulunmaktadır.

Tarımsal üretimin temeli topraktır. Değişik iklim koşullarında, çok çeşitli kayaçlar üzerinde, farklı bitki desenleri altında, ayrıcalıklı fizyoğrafik üniteler ve yükseltilerde oluşmuş ve bu nedenle dünyada yer alan birçok toprak tipinin çoğunu temsil edecek şekilde ayrıcalıklı özellikleri bulunan ülke topraklarımız, su ve hava gibi, yaşamın vazgeçilmez unsurlarından biri, üretilemeyen ve çoğaltılamayan, sınırlı bir doğal kaynaktır. Ülkemizdeki sınırlı miktardaki tarım alanlarında tarımsal üretimde bulunabilmek için, topraklarımızın ve tarım alanlarının korunarak amacına uygun kullanılması sağlanmalıdır.

Ülkemiz toprak ve su kaynaklarının korunması, geliştirilmesi, bilim ve tekniğin gerekleri doğrultusunda kullanılmasıyla ilgili çalışmalarda ortaya çıkan sorunların önemini ve önceliğini koruduğu bilinmektedir. Çölleşme tehdidi altındaki topraklarımız, doğal ve doğal olmayan çeşitli oluşumlardan etkilenmekte olup; çoraklaşma, kirlenme, sıkışma vb şekillerde niteliğinin değişmesi sonucu bozulabildiği gibi; erozyon, tarım dışı amaçlı kullanım, hammadde olarak kullanılma ve benzeri şekillerde kütlesel olarak yok olmaktadır. Verimli tarım arazilerimiz plansız kentleşme, sanayileşme ve turizm yatırımları ile her yıl elden çıkmaktadır. Marmara Bölgesinde 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 tarihlerinde yaşanan depremler de, tarım arazilerinin tarım dışına çıkarılmasından doğan zararın acı ve gerçek boyutunu gözler önüne sermektedir.

Türkiye’de tarım sektörünün en önemli sorunu olan yapısal sorunlar çözülmeden tarım sektörünün geliştirilmesini beklemek gerçekçi değildir. Yapısal sorunların çözümü için toprak-insan ilişkilerini sağlıklı düzenlemek gerekmektedir. Yıllardır ülke gündeminde olan bir konu “Tarımsal Üretim Planlaması”dır. Ülkemizdeki arazilerin verimli ve en akılcı biçimde kullanılabilmesi için, öncelikle yetiştirilecek bitkilerin agroekolojik uygunlukları ile toprak istekleri belirlenmeli, sosyoekonomik yapı da dikkate alınarak bunlar eşleştirilmeli ve etkin destekleme yöntemleriyle en uygun kullanım biçimleri belirlenmelidir.

Sahip olduğumuz en büyük doğal varlık olan toprak ve arazi varlığımızın korunması, dengeli kullanılması ve geliştirilmesini amaçlayan girişimler, ancak, toprak ve arazinin sahip olduğu değerlerinin, gelişen bilim ve teknolojinin olanaklarını da kullanarak detaylı tanımlanması, özelliklerinin çok iyi bilinmesi, haritalanması ve veri tabanı oluşturularak buna dayalı planlamaların yapılması ile mümkündür.

Toprak ve arazi potansiyel tespit çalışmalarının doğruluk derecesi, toprak etütlerinin tipi ile yeterlilik ve doğruluk derecesine bağlıdır. Bazı yöre ve havzaların bir bölümünde yapılan ve yaygın olmayan detaylı toprak haritalarını saymazsak, ülke genelinde toplu değerlendirme yapabilmek için sadece 1966-71 yıllarında yapılan ve 1982-84 yılları arasında güncelleştirilen yoklama düzeyinde toprak etütleri mevcuttur. Topraksu Genel Müdürlüğü ve devamında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen bu çalışmalar, halen ülke toprakları ve arazilerinin kullanımı sorunları hakkında başvurulacak başlıca kaynak niteliğini taşımaktadır. Günümüzde de kullanılan bu verilerin dünyada geçerli olan son sistemlere göre yenilenmesi gerekmektedir.

Topraklarımız sorunludur ve de topraklarımızın sorunlarını çözmek için onları yeterince tanımıyoruz. Her farklı toprak grubunun sahip olduğu özelliklere bağlı olarak, kendine özgü kullanım biçimi ve yönetim isteği olduğu için, ülke düzeyinde toprak özelliklerinin ortaya konması ve bu özelliklere dayalı olarak arazi kullanım planlarının hazırlanması, sulama proje alanlarının sağlıklı seçimi, yöresel koşullara uygun ekonomik nitelikli bitki deseni ve ekim sisteminin saptanması, deprem, sel vb. doğal afetlerden doğabilecek zararlarında en aza indirilmesi, uygun toprak yönetim şekillerinin belirlenmesi zorunlu görülmektedir.

Günümüzde toprağın yok olması ve arazi bozulmasının önlenmesi için teknik, ekonomik, yasal ve kurumsal tedbirlerin birlikte alınmasının zorunlu hale geldiği herkes tarafından kabul edilmektedir. Dört mevsimin tüm verileriyle donatılmış, depremlerde görüldüğü gibi kendine yapılan büyük yanlışlıklara tutsak olmayacak kadar kimlikli ve özellikli topraklarımızı, “toprak ana” kutsallığında korumak ve geliştirmek, öncelikle toprağın ölümünü erteleyebilmek ve sonra sorunlu arazileri iyileştirebilmek kaygısıyla, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın yönlendiriciliğinde gerekli yasal ve yönetsel düzenlemeler yapılmaktadır.

Anayasamızın 44., 45. ve 166. maddelerine işlerlik kazandıracak “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu” Tasarısı, TBMM gündemine alınmak üzere, Başbakanlığa sunulmuştur.

Toprağın tanımlanması, sınıflandırılması, korunması, akılcı kullanılması, geliştirilmesi faaliyetlerini etkili ve hızlı bir şekilde gerçekleştirmek yedinci ve sekizinci beş yıllık kalkınma planının amir hükümlerinin yerine getirilmesi ve Avrupa Birliği’ne uyum süreci açısından önceliği olan bir konudur. Bu bağlamda, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 2004 Yılı Yatırım Programında yer alan ve 5 yıl içerisinde tamamlanması planlanan “Türkiye Toprak Kaynaklarının Etüdü ve Veri Tabanı Projesi”, 14 Haziran - 23 Temmuz 2004 tarihleri arasında Menemen Tarımsal Hidroloji Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nde düzenlenecek Eğitim Programı ile başlayacaktır.

Projenin temel amacı; Ülkemizin toprak ve arazi varlığının belirlenmesi, tüm özellik ve yetenekleriyle tanımlanması, uluslararası standartlara uygunluk sağlayacak şekilde sınıflandırılması, envanterinin yapılması, veri tabanının oluşturulması ve verilerin farklı kullanıcılar için anlaşılabilir ve yorumlanabilir bir formda sunulmasıdır.

Zaman, duyarlılık, yeni verilerin üretilmesi ve sonradan oluşacak değişimlerin izlenebilmesi açısından proje süresince Küresel Konumlama Sistemi (KKS), Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) ve Uzaktan Algılama (UA) gibi doğal kaynakların planlanmasında ve analizinde çok önemli olan teknikler kullanılacak ve veriler elektronik ortamda kullanıcılara aktarılacaktır.

Tarım Bilgi Sistemine temel altlık oluşturacak Proje sonunda elde edilecek verilerle;

Ø Türkiye Toprakları Veri Tabanı oluşturulacaktır.

Ø Tarım alanları nitelik ve nicelik olarak belirlenecektir.

Ø Agro-ekolojik Zonlar belirlenecektir.

Ø Arazi Kullanım Planları hazırlanacaktır.

Ø Türkiye Verimlilik Haritası güncellenecektir.

Ø Erozyon Risk Haritaları oluşturulacaktır.

Ø Türkiye Toprakları Müzesi oluşturulacak ve ülkemizdeki toprak çeşitlerini simgeleyen monolitler sergilenecektir.

Proje hazırlık çalışmaları; Üniversiteler, ilgili Meslek Odaları ve Sivil Toplum Kuruluşlarının katılımıyla, 26 Mart 2002 tarihinde, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nde başlatılmıştır. Değerlendirme toplantılarının devam ettiği süreç içerisinde öğretim üyelerimizden oluşan Bilimsel Danışma Kurulu ile Teknik Danışma Kurulu oluşturulmuş, öğretim üyelerimizin desteğiyle proje geliştirilmiş ve ilk aşamada projede çalışacak teknik personele yönelik Basın Duyurumuza konu Temel Eğitim Programı hazırlanmıştır.

Gediz Ovası’nda belirlenen bir alanda yapılacak uygulamalı çalışmayı da içeren eğitim sonrası, yeni bilgi ve teknolojiyle donatılmış teknik personelimiz, öncelikle belirlenecek pilot bölgelerde ve sonrasında ülke genelinde toprak etüt ve haritalama çalışmalarını tamamlayacak ve veri tabanını oluşturacaklardır. Böylece “Türkiye Topraklarını Tanıyacak”, sahip olduğumuz en büyük doğal varlığımız olan toprak ve arazi varlığımızın korunması, geliştirilmesi, planlanması, dengeli kullanılması mümkün olacaktır. Ülkemiz adına son derece önemli ve çok gerekli olan Türkiye Toprak Kaynaklarının Etüdü ve Veri Tabanı Projesi’ni kamuoyuna tanıtmak ve ilgilileri bilgilendirmek üzere desteğinizi bekliyoruz.

Köy Hizmetleri Araştırma Sistemi’nin en üst organı olan Araştırma Konseyi’nin 32. Toplantısı da, 14 Haziran 2004 tarihinde THAEM’de başlayarak üç gün sürecektir. Genel Müdürlük ve 12 Araştırma Enstitüsü yöneticileri ile Araştırma Grup Başkanları ve Sekreterlerinin katılımıyla gerçekleştirilecek toplantıda, 2003 yılı sonuçları değerlendirilecek, 2004 yılı programı gözden geçirilerek, gelecek yıllar hedefleri belirlenecektir.

Türkiye Toprak Kaynaklarının Etüdü ve Veri Tabanı Projesi Eğitim Programı ile Araştırma Konseyi 32. Toplantısı’nın açılışına bekliyor, saygılarımızı sunuyoruz.

Ayrıntılı bilgi için Tıklayınız....

 

Copyright© KGHM Bilgi İşlem Merkezi.