İŞ KANUNU

Kanun Numarası: 4857

Kabul Tarihi: 22/05//2003

 

   

BİRİNCİ BÖLÜM

Genel Hükümler

   Amaç ve kapsam

   Madde 1 - Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan

işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.

   Bu Kanun, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin

işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.

   İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim gününe

bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar.

   Tanımlar

   Madde 2 - Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek

veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren

arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek

amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir.

   İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı

yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek,

uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve meslekî eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve

araçlar da işyerinden sayılır.

   İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu

kapsamında bir bütündür.

   İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan

kimselere işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve

yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur.

   Bu Kanunda işveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar işveren vekilleri

hakkında da uygulanır. İşveren vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak ve yükümlülükleri ortadan

kaldırmaz.

   Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde

veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık

gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte

çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren

ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu

Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan

yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

   Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi

suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren

ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı

işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi

sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık

gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez.

   İşyerini bildirme

   Madde 3 - Bu Kanunun kapsamına giren nitelikte bir işyerini kuran, her ne suretle olursa

olsun devralan, çalışma konusunu kısmen veya tamamen değiştiren veya herhangi bir sebeple

faaliyetine son veren ve işyerini kapatan işveren, işyerinin unvan ve adresini, çalıştırılan işçi

sayısını, çalışma konusunu, işin başlama veya bitme gününü, kendi adını ve soyadını yahut

unvanını, adresini, varsa işveren vekili veya vekillerinin adı, soyadı ve adreslerini bir ay

içinde bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadır.

   Alt işveren, bu sıfatla mal veya hizmet üretimi için meydana getirdiği kendi işyeri için

birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür.

   İstisnalar

   Madde 4 - Aşağıda belirtilen işlerde ve iş ilişkilerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz;

   a) Deniz ve hava taşıma işlerinde,

   b) 50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya

işletmelerinde,

   c) Aile ekonomisi sınırları içinde kalan tarımla ilgili her çeşit yapı işleri,

   d) Bir ailenin üyeleri ve 3 üncü dereceye kadar (3 üncü derece dahil) hısımları arasında

dışardan başka biri katılmayarak evlerde ve el sanatlarının yapıldığı işlerde,

   e) Ev hizmetlerinde,

   f) İş sağlığı ve güvenliği hükümleri saklı kalmak üzere çıraklar hakkında,

   g) Sporcular hakkında,

   h) Rehabilite edilenler hakkında,

   ı) 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanununun 2 nci maddesinin tarifine uygun üç kişinin

çalıştığı işyerlerinde.

   Şu kadar ki;

   a) Kıyılarda veya liman ve iskelelerde gemilerden karaya ve karadan gemilere yapılan

yükleme ve boşaltma işleri,

   b) Havacılığın bütün yer tesislerinde yürütülen işler,

   c) Tarım sanatları ile tarım aletleri, makine ve parçalarının yapıldığı atölye ve fabrikalarda

görülen işler,

   d) Tarım işletmelerinde yapılan yapı işleri,

   e) Halkın faydalanmasına açık veya  işyerinin eklentisi durumunda olan park ve bahçe

işleri,

   f) Deniz İş Kanunu kapsamına girmeyen ve tarım işlerinden sayılmayan, denizlerde

çalışan su ürünleri üreticileri ile ilgili işler,

   Bu Kanun hükümlerine tabidir.

   Eşit davranma ilkesi

   Madde 5 - İş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve

benzeri sebeplere dayalı ayırım yapılamaz.

   İşveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmî süreli çalışan

işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz.

   İşveren, biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye, iş

sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında, uygulanmasında ve sona

ermesinde, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapamaz.

   Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz.

   İşçinin cinsiyeti nedeniyle özel koruyucu hükümlerin uygulanması, daha düşük bir ücretin

uygulanmasını haklı kılmaz.

   İş ilişkisinde veya sona ermesinde yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davranıldığında

işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı haklarını

da talep edebilir. 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesi hükümleri saklıdır.

   20 nci madde hükümleri saklı kalmak üzere işverenin yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı

davrandığını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak, işçi bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir

biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren böyle bir ihlalin mevcut olmadığını

ispat etmekle yükümlü olur.

   İşyerinin veya bir bölümünün devri

   Madde 6 - İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine

devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri

bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer.

   Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren

yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür.

   Yukarıdaki hükümlere göre devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde

ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu

yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile

sınırlıdır.

   Tüzel kişiliğin birleşme veya katılma ya da türünün değişmesiyle sona erme halinde

birlikte sorumluluk hükümleri uygulanmaz.

   Devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir

bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden fesih için haklı sebep

oluşturmaz. Devreden veya devralan işverenin ekonomik ve teknolojik sebeplerin yahut iş

organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları veya işçi ve işverenlerin haklı

sebeplerden derhal fesih hakları saklıdır.

   Yukarıdaki hükümler, iflas dolayısıyla malvarlığının tasfiyesi sonucu işyerinin veya bir

bölümünün başkasına devri halinde uygulanmaz.

   Geçici iş ilişkisi

   Madde 7 - İşveren, devir sırasında yazılı rızasını almak suretiyle bir işçiyi; holding

bünyesi içinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerinde veya yapmakta

olduğu işe benzer işlerde çalıştırılması koşuluyla başka bir işverene iş görme edimini yerine

getirmek üzere geçici olarak devrettiğinde geçici iş ilişkisi gerçekleşmiş olur. Bu halde iş

sözleşmesi devam etmekle beraber, işçi bu sözleşmeye göre üstlendiği işin görülmesini, iş

sözleşmesine geçici iş ilişkisi kurulan işverene karşı yerine getirmekle yükümlü olur. Geçici iş

ilişkisi kurulan işveren işçiye  talimat verme hakkına sahip olup, işçiye sağlık ve güvenlik

risklerine karşı gerekli eğitimi vermekle yükümlüdür.

   Geçici iş ilişkisi altı ayı geçmemek üzere yazılı olarak yapılır, gerektiğinde en fazla iki

defa yenilenebilir.

   İşverenin, ücreti ödeme yükümlülüğü devam eder. Geçici iş ilişkisi kurulan işveren,

işçinin kendisinde çalıştığı sürede ödenmeyen ücretinden, işçiyi gözetme borcundan ve sosyal

sigorta primlerinden işveren ile birlikte sorumludur.

   İşçi, işyerine ve işe ilişkin olup kusuru ile sebep olduğu zarardan geçici iş ilişkisi kurulan

işverene karşı sorumludur. İşçinin geçici sözleşmesinden aksi anlaşılmıyorsa, işçinin diğer

hak ve yükümlülüklerine ilişkin bu Kanundaki düzenlemeler geçici iş ilişkisi kurulan

işverenle olan ilişkisine de uygulanır.

   İşçiyi geçici olarak devralan işveren grev ve lokavt aşamasına gelen bir toplu iş

uyuşmazlığının tarafı ise, işçi grev ve lokavtın uygulanması sırasında çalıştırılamaz. Ancak,

2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun 39 uncu maddesi hükümleri

saklıdır. İşveren, işçisini grev ve lokavt süresince kendi işyerinde çalıştırmak zorundadır.

   Toplu işçi çıkarmaya gidilen işyerlerinde çıkarma tarihinden itibaren altı ay içinde toplu

işçi çıkarmanın konusu olan işlerde geçici iş ilişkisi gerçekleşmez.

   

   İKİNCİ BÖLÜM

   İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi

   Tanım ve şekil

   Madde 8 - İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren)

da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. İş sözleşmesi, Kanunda aksi

belirtilmedikçe, özel bir şekle tâbi değildir.

   Süresi bir yıl ve daha fazla olan iş sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması zorunludur. Bu

belgeler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.

   Yazılı sözleşme yapılmayan hallerde işveren işçiye en geç iki ay içinde genel ve özel

çalışma koşullarını, günlük ya da haftalık çalışma süresini, temel ücreti ve varsa ücret

eklerini, ücret ödeme dönemini, süresi belirli ise sözleşmenin süresini, fesih halinde tarafların

uymak zorunda oldukları hükümleri gösteren yazılı bir belge vermekle yükümlüdür. Süresi bir

ayı geçmeyen belirli süreli iş sözleşmelerinde bu fıkra hükmü uygulanmaz. İş sözleşmesi iki

aylık süre dolmadan sona ermiş ise, bu bilgilerin en geç sona erme tarihinde işçiye yazılı

olarak verilmesi zorunludur.

   Türü ve çalışma biçimlerini belirleme serbestisi

   Madde 9 - Taraflar iş sözleşmesini, Kanun hükümleriyle getirilen sınırlamalar saklı

kalmak koşuluyla, ihtiyaçlarına uygun türde düzenleyebilirler.

   İş sözleşmeleri belirli veya belirsiz süreli yapılır. Bu sözleşmeler çalışma biçimleri

bakımından tam süreli veya kısmî süreli yahut deneme süreli ya da diğer türde oluşturulabilir.

   Sürekli ve süreksiz işlerdeki iş sözleşmeleri

   Madde 10 - Nitelikleri bakımından en çok otuz iş günü süren işlere süreksiz iş, bundan

fazla devam edenlere  sürekli iş denir.

   Bu Kanunun 3, 8, 12, 13, 14, 15, 17, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 34, 53, 54, 55, 56,

57, 58, 59, 75, 80 ve geçici 6 ncı  maddeleri süreksiz işlerde yapılan iş sözleşmelerinde

uygulanmaz. Süreksiz işlerde, bu maddelerde düzenlenen konularda  Borçlar Kanunu

hükümleri uygulanır.

   Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi

   Madde 11 - İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli

sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya

çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş

sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir.

   Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme)

yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir.

   Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar.

   Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi ayırımın sınırları

   Madde 12 - Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden

olmadıkça, salt iş sözleşmesinin süreli olmasından dolayı belirsiz süreli iş sözleşmesiyle

çalıştırılan emsal işçiye göre farklı işleme tâbi tutulamaz.

   Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiye, belirli bir zaman ölçüt alınarak ödenecek

ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatler, işçinin çalıştığı süreye orantılı olarak verilir.

Herhangi bir çalışma şartından yararlanmak için aynı işyeri veya işletmede geçirilen kıdem

arandığında belirli süreli iş sözleşmesine göre çalışan işçi için farklı kıdem uygulanmasını

haklı gösteren bir neden olmadıkça, belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan emsal işçi

hakkında esas alınan kıdem uygulanır.

   Emsal işçi, işyerinde aynı veya benzeri işte belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan

işçidir. İşyerinde böyle bir işçi bulunmadığı takdirde, o işkolunda şartlara uygun bir işyerinde

aynı veya benzer işi üstlenen belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçi dikkate alınır.

   Kısmî süreli ve tam süreli iş sözleşmesi

   Madde 13 - İşçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan

emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmî süreli iş

sözleşmesidir.

   Kısmî süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt

iş sözleşmesinin kısmî süreli olmasından dolayı tam süreli emsal işçiye göre farklı işleme tâbi

tutulamaz. Kısmî süreli çalışan işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri, tam

süreli emsal işçiye göre çalıştığı süreye orantılı olarak ödenir.

   Emsal işçi, işyerinde aynı veya benzeri işte tam süreli çalıştırılan işçidir. İşyerinde böyle

bir işçi bulunmadığı takdirde, o işkolunda şartlara uygun işyerinde aynı veya benzer işi

üstlenen tam süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçi esas alınır.

   İşyerinde çalışan işçilerin, niteliklerine uygun açık yer bulunduğunda kısmî süreliden tam

süreliye veya tam süreliden kısmî süreliye geçirilme istekleri işverence dikkate alınır ve boş

yerler zamanında duyurulur.

   Çağrı üzerine çalışma

   Madde 14 - Yazılı sözleşme ile  işçinin yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak kendisine

ihtiyaç duyulması halinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı iş ilişkisi,

çağrı üzerine çalışmaya dayalı kısmi süreli bir iş sözleşmesidir.

   Hafta, ay veya yıl gibi bir zaman dilimi içinde işçinin ne kadar süreyle çalışacağını taraflar

belirlemedikleri takdirde, haftalık çalışma süresi yirmi saat kararlaştırılmış sayılır. Çağrı

üzerine çalıştırılmak için belirlenen sürede işçi çalıştırılsın veya çalıştırılmasın ücrete hak

kazanır.

   İşçiden iş görme borcunu yerine getirmesini çağrı yoluyla talep hakkına sahip olan

işveren, bu çağrıyı, aksi kararlaştırılmadıkça, işçinin çalışacağı zamandan en az dört gün önce

yapmak zorundadır. Süreye uygun çağrı üzerine işçi iş görme edimini yerine getirmekle

yükümlüdür. Sözleşmede günlük çalışma süresi kararlaştırılmamış ise, işveren her çağrıda

işçiyi günde en az dört saat üst üste çalıştırmak zorundadır.

   Deneme süreli iş sözleşmesi

   Madde 15 - Taraflarca iş sözleşmesine bir deneme kaydı konulduğunda, bunun süresi en

çok iki ay olabilir. Ancak deneme süresi toplu iş sözleşmeleriyle dört aya kadar uzatılabilir.

   Deneme süresi içinde taraflar iş sözleşmesini bildirim süresine gerek olmaksızın ve

tazminatsız feshedebilir. İşçinin çalıştığı günler için ücret ve diğer hakları saklıdır.

   Takım sözleşmesi ile oluşturulan iş sözleşmeleri

   Madde 16 - Birden çok işçinin meydana getirdiği bir takımı temsilen bu işçilerden birinin,

takım kılavuzu sıfatıyla işverenle yaptığı sözleşmeye takım sözleşmesi denir.

   Takım sözleşmesinin, oluşturulacak iş sözleşmeleri için hangi süre kararlaştırılmış olursa

olsun, yazılı yapılması gerekir. Sözleşmede her işçinin kimliği ve alacağı ücret ayrı ayrı

gösterilir.

   Takım sözleşmesinde isimleri yazılı işçilerden her birinin işe başlamasıyla, o işçi ile

işveren arasında takım sözleşmesinde belirlenen şartlarla bir iş sözleşmesi yapılmış sayılır.

Ancak, takım sözleşmesi hakkında Borçlar Kanununun 110 uncu maddesi hükmü de

uygulanır.

   İşe başlamasıyla iş sözleşmesi kurulan işçilere ücretlerini işveren veya işveren vekili her

birine ayrı ayrı ödemek zorundadır. Takım kılavuzu için, takıma dahil işçilerin ücretlerinden

işe aracılık veya benzeri bir nedenle kesinti yapılamaz.

   Süreli fesih

   Madde 17 - Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa

bildirilmesi gerekir.

   İş sözleşmeleri;

   a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak

iki hafta sonra,

   b) İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa

yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,

   c) İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa

yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,

   d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra,

   Feshedilmiş sayılır.

   Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir.

   Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek

zorundadır.

   İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir.

   İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek

sözleşmeyi feshetmesi, bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddesi hükümlerinin

uygulanmasına engel olmaz. 18 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 18, 19, 20

ve 21 inci maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih

hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı

tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra

uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir.

   Bu maddeye göre ödenecek tazminatlar ile bildirim sürelerine ait peşin ödenecek ücretin

hesabında 32 nci maddenin birinci  fıkrasında yazılan ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para

veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve  Kanundan doğan menfaatler de göz önünde

tutulur.

   Feshin geçerli sebebe dayandırılması

   Madde 18 - Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan 

işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya

davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir

sebebe dayanmak zorundadır.

   Altı aylık kıdem hesabında bu Kanunun 66 ncı maddesindeki süreler dikkate alınır.

   Özellikle aşağıdaki hususlar fesih için geçerli bir sebep oluşturmaz:

   a) Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri

içinde sendikal faaliyetlere katılmak.

   b) İşyeri sendika temsilciliği yapmak.

   c) Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip için işveren aleyhine idari veya

adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak.

   d) Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş

ve benzeri nedenler.

   e) 74 üncü maddede öngörülen ve kadın işçilerin çalıştırılmasının yasak olduğu sürelerde

işe gelmemek.

   f) Hastalık veya kaza nedeniyle 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde

öngörülen bekleme süresinde işe geçici devamsızlık.

   İşçinin altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler

birleştirilerek hesap edilir. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde,

işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir.

   İşletmenin  bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin

bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren

vekilleri hakkında  bu madde,  19 ve  21 inci maddeler  ile  25 inci  maddenin son fıkrası 

uygulanmaz.

   Sözleşmenin feshinde usul

   Madde 19 - İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin

bir şekilde belirtmek zorundadır.

   Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o

işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25 inci

maddenin (II) numaralı bendi  şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır.

   Fesih bildirimine itiraz ve usulü

   Madde 20 - İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya

gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden

itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Toplu iş sözleşmesinde hüküm varsa

veya taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme götürülür.

   Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka

bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

   Dava seri muhakeme usulüne göre iki ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen

kararın temyizi halinde, Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir.

   Özel hakemin oluşumu, çalışma esas ve usulleri çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.

   Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları

   Madde 21 - İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli

olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar

verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine

işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti

tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.

   Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe

başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler.

   Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar

doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları  ödenir.

   İşçi işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı, 

yukarıdaki fıkra hükümlerine göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşe başlatılmayan

işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu

sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir.

   İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde

işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda

bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun

hukuki sonuçları ile sorumlu olur.

   Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle

değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir.

   Çalışma koşullarında değişiklik ve iş sözleşmesinin feshi

   Madde 22 - İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel

yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında

esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle

uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından  altı işgünü içinde yazılı olarak  kabul edilmeyen

değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren

değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin

bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini

feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir.

   Taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir. Çalışma

koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.

   Yeni  işverenin sorumluluğu

   Madde 23 - Süresi belirli olan veya olmayan sürekli iş sözleşmesi ile bir işverenin işine

girmiş olan işçi, sözleşme süresinin bitmesinden önce yahut bildirim süresine uymaksızın işini

bırakıp başka bir işverenin işine girerse sözleşmenin bu suretle feshinden ötürü, işçinin

sorumluluğu yanında, ayrıca yeni işveren de aşağıdaki hallerde birlikte sorumludur:

   a) İşçinin bu davranışına, yeni işe girdiği işveren sebep olmuşsa.

   b) Yeni işveren, işçinin bu davranışını bilerek onu işe almışsa.

   c) Yeni işveren işçinin bu davranışını öğrendikten sonra dahi onu çalıştırmaya devam

ederse.

   İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı

   Madde 24 - Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini

sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:

   I. Sağlık sebepleri:

   a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin

sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa.

   b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan  buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir

işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa.

   II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:

   a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında

yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya

sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa.

   b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde

sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa.

   c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı

verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır,

sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut

işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa.

   d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve

bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa.

   e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak

hesap edilmez veya ödenmezse,

   f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren

tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı

zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları 

uygulanmazsa.

   III. Zorlayıcı sebepler:

   İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı

sebepler ortaya çıkarsa.

   İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı

   Madde 25 - Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş

sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: 

   I- Sağlık sebepleri:

   a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye

düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa veya sakatlığa uğraması halinde, bu sebeple doğacak

devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.

   b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde

çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda.

   (a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi

hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin

işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından

sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde

başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için

ücret işlemez.

   II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:

   a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli

vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri

sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni

yanıltması.

   b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak

sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet

kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.

   c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.

   d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine

sataşması veya 84 üncü maddeye aykırı hareket etmesi.

   e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek

sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.

   f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir

suç işlemesi.

   g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki

işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda

üç işgünü işine devam etmemesi.

   h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta

ısrar etmesi.

   ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi,

işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka

eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba

uğratması.

   III- Zorlayıcı sebepler:

   İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin

ortaya çıkması.

   IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki

bildirim süresini aşması.

   İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve

21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.

   Derhal fesih hakkını kullanma süresi

   Madde 26 - 24 ve 25 inci maddelerde gösterilen ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan

hallere dayanarak işçi veya işveren için tanınmış olan sözleşmeyi fesih yetkisi, iki taraftan

birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak altı iş

günü geçtikten ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz.

Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık süre uygulanmaz.

   Bu haller sebebiyle işçi yahut işverenden iş sözleşmesini yukarıdaki fıkrada öngörülen

süre içinde feshedenlerin diğer taraftan tazminat hakları saklıdır.

   Yeni iş arama izni

   Madde 27 - Bildirim süreleri içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş

arama iznini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermeye mecburdur. İş arama

izninin süresi günde iki saatten az olamaz ve işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek

toplu kullanabilir. Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten ayrılacağı

günden evvelki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır.

   İşveren yeni iş arama iznini vermez veya eksik kullandırırsa o süreye ilişkin ücret işçiye

ödenir.

   İşveren, iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırır ise işçinin izin kullanarak bir çalışma

karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı öder.

   Çalışma belgesi

   Madde 28 - İşten ayrılan işçiye, işveren tarafından işinin çeşidinin ne olduğunu ve süresini

gösteren bir belge verilir.

   Belgenin vaktinde verilmemesinden veya belgede doğru olmayan bilgiler bulunmasından

zarar gören işçi veyahut işçiyi işine alan yeni işveren eski işverenden tazminat isteyebilir.

   Bu belgeler her türlü resim ve harçtan muaftır.

   Toplu işçi çıkarma

   Madde 29 - İşveren; ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya işin

gerekleri sonucu toplu işçi çıkarmak istediğinde, bunu en az otuz gün önceden bir yazı ile,

işyeri sendika temsilcilerine, ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirir.

   İşyerinde çalışan işçi sayısı:

   a) 20 ile 100 işçi arasında ise, en az 10 işçinin,

   b) 101 ile 300 işçi arasında ise, en az yüzde on oranında işçinin,

c) 301 ve daha fazla ise, en az 30 işçinin,

   İşine 17 nci madde uyarınca ve bir aylık süre içinde aynı tarihte veya farklı tarihlerde son

verilmesi toplu işçi çıkarma sayılır.

   Birinci fıkra uyarınca yapılacak bildirimde işçi çıkarmanın sebepleri, bundan etkilenecek

işçi sayısı ve grupları ile işe son verme işlemlerinin hangi zaman diliminde gerçekleşeceğine

ilişkin bilgilerin bulunması zorunludur.

   Bildirimden sonra işyeri sendika temsilcileri ile işveren arasında yapılacak görüşmelerde,

toplu işçi çıkarmanın önlenmesi ya da çıkarılacak işçi sayısının azaltılması yahut çıkarmanın

işçiler açısından olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi konuları ele alınır. Görüşmelerin

sonunda, toplantının yapıldığını gösteren bir belge düzenlenir.

   Fesih bildirimleri, işverenin toplu işçi çıkarma isteğini bölge müdürlüğüne bildirmesinden

otuz  gün sonra hüküm doğurur.

   İşyerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı suretle faaliyete son verilmesi halinde,

işveren sadece durumu en az otuz gün önceden ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş

Kurumuna bildirmek ve işyerinde ilan etmekle yükümlüdür. İşveren toplu işçi çıkarmanın

kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde aynı nitelikteki iş için yeniden işçi almak istediği

takdirde nitelikleri uygun olanları tercihen işe çağırır.

   Mevsim ve kampanya işlerinde çalışan işçilerin işten çıkarılmaları hakkında, işten çıkarma

bu işlerin niteliğine bağlı olarak yapılıyorsa, toplu işçi çıkarmaya ilişkin hükümler

uygulanmaz.

   İşveren toplu işçi çıkarılmasına ilişkin hükümleri 18, 19, 20 ve 21 inci madde

hükümlerinin uygulanmasını engellemek amacıyla kullanamaz; aksi halde işçi bu maddelere

göre dava açabilir.

   Özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırma zorunluluğu

   Madde 30 - İşverenler elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları işyerlerinde her yılın Ocak

ayı başından itibaren  yürürlüğe girecek şekilde  Bakanlar Kurulunca belirlenecek oranlarda

özürlü ve eski hükümlü ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun ek 1 inci maddesinin (B)

fıkrası uyarınca istihdamı zorunlu olan terör mağduru işçiyi meslek, beden ve ruhi

durumlarına uygun işlerde  çalıştırmakla yükümlüdürler. Bu kapsamda çalıştırılacak işçilerin

toplam oranı yüzde altıdır. Ancak özürlüler için belirlenecek oran, toplam oranın yarısından

az olamaz. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda

çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır.

   Bu kapsamda çalıştırılacak işçi sayısının tespitinde belirsiz süreli iş sözleşmesine ve belirli

süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler esas alınır. Kısmi süreli iş sözleşmesine göre

çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak  tam süreli çalışmaya dönüştürülür.

   Oranların hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz, yarım ve daha fazla

olanlar tama dönüştürülür.

   İşyerinin işçisi iken sakatlanan, eski hükümlü ya da terör mağduru  olanlara öncelik

tanınır.

   İşverenler çalıştırmakla yükümlü oldukları işçileri Türkiye İş Kurumu aracılığı ile

sağlarlar.

   Bu kapsamda çalıştırılacak işçilerin nitelikleri, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri, bunların

işyerlerinde genel hükümler dışında bağlı olacakları özel çalışma ile mesleğe yöneltilmeleri,

mesleki yönden işverence nasıl işe alınacakları, Adalet Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal

Güvenlik Bakanlığınca birlikte çıkarılacak  yönetmelikle düzenlenir.

   Yer altı ve su altı işlerinde özürlü işçi çalıştırılamaz ve yukarıdaki hükümler uyarınca

işyerlerindeki işçi sayısının tespitinde yer altı ve su altı işlerinde çalışanlar hesaba katılmaz.

   Bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan

işçiler eski işyerlerinde tekrar işe alınmalarını istedikleri takdirde, işveren bunları eski işleri

veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih

ederek, o andaki şartlarla işe almak zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş

sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye

altı aylık ücret tutarında tazminat öder.

   Eski hükümlü çalıştırılmasında kanunlardaki kamu güvenliği ile ilgili hizmetlere ilişkin

özel hükümler saklıdır.

   Bakanlar Kurulunca belirlenecek oranların üstünde özürlü ve eski hükümlü ve terör

mağduru çalıştıran işverenlerin kontenjan fazlası işçiler için özürlü ve eski hükümlü

çalıştırmakla yükümlü olmadıkları halde özürlü çalıştıran veya çalışma gücünü yüzde

seksenden fazla kaybetmiş özürlüyü çalıştıran işverenlerin bu şekilde çalıştırdıkları her bir

özürlü için 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre ödemeleri gereken işveren sigorta

prim hisselerinin yüzde ellisini kendisi, yüzde ellisini Hazine öder.

   Bu maddeye aykırılık hallerinde 101 inci madde  uyarınca tahsil edilecek para cezaları

Türkiye İş Kurumu bütçesinin Maliye Bakanlığınca açılacak özel tertibine gelir kaydedilir. Bu

hesapta toplanan paralar özürlü ve eski hükümlülerin mesleki eğitim ve mesleki

rehabilitasyonu, kendi işini kurma ve bu gibi projelerde kullanılmak üzere Türkiye İş

Kurumuna aktarılır. Toplanan paraların nerelere ve ne kadar verileceği Türkiye İş Kurumu

Genel Müdürlüğünün koordinatörlüğünde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma

Genel Müdürlüğü, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, Özürlüler İdaresi Başkanlığı,

Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Sakatlar Konfederasyonu

ve en çok işçi ve işvereni temsil eden üst kuruluşların birer temsilcilerinden oluşan komisyon

tarafından karara bağlanır. Komisyonun çalışma usul ve esasları Çalışma ve Sosyal Güvenlik

Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

   Askerlik ve kanundan doğan çalışma

   Madde 31 - Muvazzaf askerlik ödevi dışında manevra veya herhangi bir sebeple silah

altına alınan veyahut herhangi bir kanundan doğan çalışma ödevi yüzünden işinden ayrılan

işçinin iş sözleşmesi işinden ayrıldığı günden başlayarak iki ay sonra işverence feshedilmiş

sayılır.

   İşçinin bu haktan faydalanabilmesi için o işte en az bir yıl çalışmış olması şarttır. Bir

yıldan çok çalışmaya karşılık her fazla yıl için, ayrıca iki gün eklenir. Şu kadar ki bu sürenin

tamamı doksan günü geçemez.

   İş sözleşmesinin feshedilmiş sayılabilmesi için beklenilmesi gereken süre içinde işçinin

ücreti işlemez. Ancak özel kanunların bu husustaki hükümleri saklıdır. Bu süre içinde iş

sözleşmesinin Kanundan doğan başka bir sebebe dayanılarak işveren veya işçi tarafından

feshedildiği öteki tarafa bildirilmiş olsa bile, fesih için Kanunun gösterdiği süre bu sürenin

bitiminden sonra işlemeye başlar. Ancak iş sözleşmesi belirli  süreli olarak yapılmış ve

sözleşme yukarıda yazılı süre içinde kendiliğinden sona eriyorsa bu madde hükümleri

uygulanmaz.

   Herhangi bir askeri ve kanuni ödev dolayısıyla işinden ayrılan işçiler bu ödevin sona

ermesinden başlayarak iki ay içinde işe girmek istedikleri takdirde işveren bunları eski işleri

veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih

ederek, o andaki şartlarla işe almak zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş

sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye

üç aylık ücret tutarında tazminat öder.

   ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

   Ücret

   Ücret ve ücretin ödenmesi

   Madde 32 - Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü

kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır.

   Ücret, kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına

ödenir. Ücret yabancı para olarak kararlaştırılmış ise ödeme günündeki rayice göre Türk

parası ile ödenebilir.

   Emre muharrer senetle (bono ile), kuponla veya yurtta geçerli parayı temsil ettiği iddia

olunan bir senetle veya diğer herhangi bir şekilde ücret ödemesi yapılamaz.

   Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi

bir haftaya kadar indirilebilir.

   İş sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve Kanundan doğan para ile

ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur.

   Meyhane ve benzeri eğlence yerleri ve perakende mal satan dükkan ve mağazalarda,

buralarda çalışanlar hariç, ücret ödemesi yapılamaz.

   Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.

   İşverenin ödeme aczine düşmesi

   Madde 33 - İşverenin konkordato ilan etmesi, işveren için aciz vesikası  alınması veya

iflası  nedenleri ile işverenin ödeme güçlüğüne düştüğü hallerde geçerli olmak üzere, işçilerin

iş ilişkisinden kaynaklanan son üç aylık ücret alacaklarını karşılamak amacı ile İşsizlik

Sigortası Fonu kapsamında ayrı bir Ücret Garanti Fonu oluşturulur.

   Ücret Garanti Fonu, işverenlerce işsizlik sigortası primi olarak yapılan ödemelerin yıllık

toplamının yüzde biridir. Ücret Garanti Fonunun oluşumu ve uygulanması ile ilgili usul ve

esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

   Ücretin gününde ödenmemesi

   Madde 34 - Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında

ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle kişisel

kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik

kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata

uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.

   Bu işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi

alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz.

   Ücretin saklı kısmı

   Madde 35 - İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına

devir ve temlik olunamaz. Ancak,  işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hakim

tarafından takdir edilecek miktar bu paraya dahil değildir. Nafaka borcu alacaklılarının hakları

saklıdır.

   Kamu makamlarının ve asıl işverenlerin hakedişlerinden ücreti kesme yükümlülüğü

   Madde 36 - Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idareler veya kamu iktisadi

teşebbüsleri yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka

ve kuruluşlar; asıl işverenler müteahhide verdikleri her türlü bina, köprü, hat ve yol inşası gibi

yapım ve onarım işlerinde çalışan işçilerden müteahhit veya taşeronlarca ücretleri

ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığının kontrolü, ya da ücreti ödenmeyen işçinin başvurusu

üzerine, ücretleri ödenmeyen varsa müteahhitten veya taşeronlardan istenecek bordrolara göre

bu ücretleri bunların hakedişlerinden öderler.

   Bunun için hakediş ödeneceği ilgili idare tarafından işyerinde şantiye şefliği işyeri ilân

tahtası veya işçilerin toplu bulunduğu yerler gibi işçilerin görebileceği yerlere yazılı ilân

asılmak suretiyle duyurulur. Ücret alacağı olan işçilerin her hakediş dönemi için olan ücret

alacaklarının üç aylık tutarından fazlası hakkında adı geçen idarelere herhangi bir sorumluluk

düşmez.

   Anılan müteahhitlerin bu işverenlerdeki her çeşit teminat ve hakedişleri üzerinde

yapılacak her türlü devir ve el değiştirme işlemleri veya haciz ve icra takibi bu işte çalışan

işçilerin ücret alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra, kalan kısım üzerinde hüküm

ifade eder.

   Bir işverenin üçüncü kişiye karşı olan borçlarından dolayı işyerinde bulunan tesisat,

malzeme, ham, yarı işlenmiş ve tam işlenmiş mallar ve başka kıymetler üzerinde yapılacak

haciz ve icra takibi, bu işyerinde çalışan işçilerin icra kararının alındığı tarihten önceki üç

aylık dönem içindeki ücret alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra, kalan kısım

üzerinde hüküm ifade eder.

   Bu maddede kamu tüzel kişilerine ve bazı teşekküllere verilen yetkileri 2 nci maddenin 

altıncı fıkrası gereğince sorumluluk taşıyan bütün işverenler de kullanmaya yetkilidir.

   Ücret hesap pusulası

   Madde 37 - İşveren işyerinde veya bankaya yaptığı ödemelerde işçiye ücret hesabını

gösterir imzalı veya işyerinin özel işaretini taşıyan bir pusula vermek zorundadır.

   Bu pusulada ödemenin günü ve ilişkin olduğu dönem ile fazla çalışma, hafta tatili, bayram

ve genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete yapılan her çeşit eklemeler tutarının ve vergi, sigorta

primi, avans mahsubu, nafaka ve icra gibi her çeşit kesintilerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.

   Bu işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.

   Ücret kesme cezası

   Madde 38 - İşveren toplu sözleşme veya iş sözleşmelerinde gösterilmiş olan sebepler

dışında işçiye ücret kesme cezası veremez.

   İşçi ücretlerinden ceza olarak yapılacak kesintilerin işçiye derhal sebepleriyle beraber

bildirilmesi gerekir. İşçi ücretlerinden bu yolda yapılacak kesintiler bir ayda iki gündelikten

veya parça başına yahut yapılan iş miktarına göre verilen ücretlerde işçinin iki günlük

kazancından fazla olamaz.

    Bu paralar işçilerin eğitimi ve sosyal hizmetleri için kullanılıp harcanmak üzere Çalışma

ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hesabına Bakanlıkça belirtilecek Türkiye'de kurulu bulunan ve

mevduat kabul etme yetkisini haiz  bankalardan birine, kesildiği tarihten itibaren bir ay içinde

yatırılır. Her işveren işyerinde bu paraların ayrı bir hesabını tutmaya mecburdur. Birikmiş

bulunan ceza paralarının nerelere ve ne kadar verileceği Çalışma ve Sosyal  Güvenlik

Bakanının başkanlık edeceği ve işçi temsilcilerinin de katılacağı bir kurul tarafından karara

bağlanır. Bu kurulun kimlerden teşekkül edeceği, nasıl ve hangi esaslara göre çalışacağı

çıkarılacak bir yönetmelikte gösterilir.

   Asgari ücret

   Madde 39 - İş sözleşmesi ile çalışan ve bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her

türlü işçinin ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik

Bakanlığınca Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığı ile ücretlerin asgari sınırları en geç iki

yılda bir belirlenir.

   Asgari Ücret Tespit Komisyonu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının tespit edeceği

üyelerden birinin başkanlığında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel

Müdürü veya yardımcısı, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü veya yardımcısı, Devlet

İstatistik Enstitüsü Ekonomik İstatistikler Dairesi Başkanı veya yardımcısı, Hazine

Müsteşarlığı temsilcisi, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığından konu ile ilgili dairenin

başkanı veya yetki vereceği bir görevli ile bünyesinde en çok işçiyi bulunduran en üst işçi

kuruluşundan değişik işkolları için seçecekleri beş, bünyesinde en çok işvereni bulunduran

işveren kuruluşundan değişik işkolları için seçeceği beş temsilciden kurulur. Asgari Ücret

Tespit Komisyonu en az on üyesinin katılmasıyla toplanır. Kurul, üye oylarının çoğunluğu ile

karar verir. Oyların eşitliği halinde, Başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılır.

   Komisyon kararları kesindir. Kararlar Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girer.

   Komisyonun toplanma ve çalışma şekli, asgari ücretlerin tespiti sırasında uygulanacak

esaslar ile başkan, üye ve raportörlere verilecek huzur hakları Maliye Bakanlığı ve  Çalışma

ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının birlikte hazırlayacakları yönetmelikte belirtilir.

   Asgari Ücret Tespit Komisyonunun sekretarya hizmetleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik

Bakanlığı  tarafından yerine getirilir.

   Yarım ücret

   Madde 40 - 24 ve 25 inci maddelerin (III) numaralı bentlerinde gösterilen zorlayıcı

sebepler dolayısıyla çalışamayan veya çalıştırılmayan işçiye bu bekleme süresi içinde bir

haftaya kadar her gün için yarım ücret ödenir.

   Fazla çalışma ücreti

   Madde 41 - Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi

nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde,

haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü  madde hükmüne göre denkleştirme esasının

uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini

aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma

sayılmaz.

   Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen

miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.

   Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği durumlarda

yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve

kırkbeş  saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle

çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat

başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir.

   Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar karşılığı zamlı

ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı

her saat karşılığında bir saat onbeş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir.

   İşçi hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında, çalışma süreleri içinde ve ücretinde bir

kesinti olmadan kullanır.

   63 üncü maddenin son fıkrasında  yazılı sağlık nedenlerine dayanan kısa veya sınırlı süreli

işlerde ve 69 uncu maddede belirtilen gece çalışmasında fazla çalışma yapılamaz.

   Fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir.

   Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz.

   Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışmaların ne şekilde uygulanacağı çıkarılacak

yönetmelikte gösterilir.

   Zorunlu nedenlerle fazla çalışma

   Madde 42 - Gerek bir arıza sırasında, gerek bir arızanın mümkün görülmesi halinde yahut

makineler veya araç ve gereç için hemen yapılması gerekli acele işlerde, yahut zorlayıcı

sebeplerin ortaya çıkmasında, işyerinin normal çalışmasını sağlayacak dereceyi aşmamak

koşulu ile işçilerin hepsi veya bir kısmına fazla çalışma yaptırılabilir. Bu durumda fazla

çalışma yapan işçilere uygun bir dinlenme süresi verilmesi zorunludur.

   Şu kadar ki, zorunlu sebeplerle yapılan fazla çalışmalar için 41 inci maddenin birinci,

ikinci ve üçüncü fıkraları hükümleri uygulanır.

   Olağanüstü hallerde fazla çalışma

   Madde 43 - Seferberlik sırasında ve bu süreyi aşmamak şartıyla yurt savunmasının

gereklerini karşılayan işyerlerinde fazla çalışmaya lüzum görülürse işlerin çeşidine ve

ihtiyacın derecesine göre Bakanlar Kurulu günlük çalışma süresini, işçinin en çok çalışma

gücüne çıkarabilir.

   Bu suretle fazla çalıştırılan işçiler için verilecek ücret hakkında 41 inci maddenin birinci,

ikinci ve üçüncü fıkraları hükümleri uygulanır.

   Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma

   Madde 44 - Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işyerlerinde çalışılıp çalışılmayacağı

toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmeleri ile kararlaştırılır. Sözleşmelerde hüküm bulunmaması

halinde söz konusu günlerde çalışılması için işçinin onayı gereklidir.

   Bu günlere ait ücretler 47 nci maddeye göre ödenir.

   Saklı haklar

   Madde 45 - Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel

tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usulü ile çalışan işçilerin bu

Kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamaz.

   Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş

sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır.

   Hafta tatili ücreti

   Madde 46 - Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63 üncü

maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman

dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir.

   Çalışılmayan hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün

ücreti tam olarak ödenir.

   Şu kadar ki;

   a) Çalışmadığı halde kanunen çalışma süresinden sayılan zamanlar ile günlük ücret

ödenen veya ödenmeyen kanundan veya sözleşmeden doğan tatil günleri,

   b) Evlenmelerde üç güne kadar, ana veya babanın, eşin, kardeş veya çocukların ölümünde

üç güne kadar verilmesi gereken izin süreleri,

   c) Bir haftalık süre içinde kalmak üzere işveren tarafından verilen diğer izinlerle hekim

raporuyla verilen hastalık ve dinlenme izinleri,

   Çalışılmış günler gibi hesaba katılır.

   Zorlayıcı ve ekonomik bir sebep olmadan işyerindeki çalışmanın haftanın bir veya birkaç

gününde işveren tarafından tatil edilmesi halinde haftanın çalışılmayan günleri ücretli hafta

tatiline hak kazanmak için çalışılmış sayılır.

   Bir işyerinde işin bir haftadan fazla bir süre ile tatil edilmesini gerektiren zorlayıcı

sebepler ortaya çıktığı zaman, 24 ve 25 inci maddelerin (III) numaralı bentlerinde gösterilen

zorlayıcı sebeplerden ötürü çalışılmayan günler için işçilere ödenen yarım ücret hafta tatili

günü için de ödenir.

   Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde hafta tatili ücreti işverence işçiye ödenir.

   Genel tatil ücreti

   Madde 47 - Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere, kanunlarda ulusal

bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir iş karşılığı

olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün

için bir günlük ücreti ödenir.

   Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde işçilerin ulusal bayram ve genel tatil ücretleri

işverence işçiye ödenir.

   Geçici iş göremezlik

   Madde 48 - İşçilere geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi gerektiği zamanlarda geçici iş

göremezlik süresine rastlayan ulusal bayram, genel tatil ve hafta tatilleri, ödeme yapılan

kurum veya sandıklar tarafından geçici iş göremezlik ölçüsü üzerinden ödenir.

   Hastalık nedeni ile çalışılmayan günlerde Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından ödenen

geçici iş göremezlik ödeneği aylık ücretli işçilerin ücretlerinden mahsup edilir.

   Ücret şekillerine göre tatil ücreti

   Madde 49 - İşçinin tatil günü ücreti çalıştığı günlere göre bir güne düşen ücretidir.

   Parça başına, akort, götürü veya yüzde usulü ile çalışan işçilerin tatil günü ücreti, ödeme

döneminde kazandığı ücretin aynı süre içinde çalıştığı günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.

   Saat ücreti ile çalışan işçilerin tatil günü ücreti saat ücretinin yedibuçuk katıdır.

   Hasta, izinli veya sair sebeplerle mazeretli olduğu hallerde dahi aylığı tam olarak ödenen

aylık ücretli işçilere 46, 47 ve 48 inci maddenin birinci fıkrası  hükümleri uygulanmaz. Ancak

bunlardan ulusal bayram ve genel tatil günlerinde  çalışanlara ayrıca çalıştığı her gün için bir

günlük ücreti  ödenir.

   Tatil ücretine girmeyen kısımlar

   Madde 50 - Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi

olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan

işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel

tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz.

   Yüzdelerin ödenmesi

   Madde 51 - Otel, lokanta, eğlence yerleri ve benzeri yerler ile içki verilen ve hemen orada

yenilip içilmesi için çeşitli yiyecek satan yerlerden "yüzde" usulünün uygulandığı

müesseselerde işveren tarafından servis karşılığı veya başka isimlerle müşterilerin hesap

pusulalarına "yüzde" eklenerek veya ayrı şekillerde alınan paralarla kendi isteği ile müşteri

tarafından işverene bırakılan yahut da onun kontrolü altında bir araya toplanan paraları

işveren işyerinde çalışan tüm işçilere eksiksiz olarak ödemek zorundadır.

   İşveren veya işveren vekili yukarıdaki fıkrada sözü edilen paraların kendisi tarafından

alındığında eksiksiz olarak işçilere dağıtıldığını belgelemekle yükümlüdür.

   Yüzdelerden toplanan paraların o işyerinde çalışan işçiler arasında yapılan işlerin

niteliğine göre, hangi esaslar ve oranlar çerçevesinde dağıtılacağı Çalışma ve Sosyal Güvenlik

Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle gösterilir.

   Yüzdelerin belgelenmesi

   Madde 52 - Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde işveren, her hesap pusulasının genel

toplamını gösteren bir belgeyi işçilerin kendi aralarından seçecekleri bir temsilciye vermekle

yükümlüdür. Bu belgelerin şekli ve uygulama usulleri iş sözleşmelerinde veya toplu iş

sözleşmelerinde gösterilir.

   Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri

   Madde 53 - İşyerinde işe başlad