8. ÇORAKLIK NASIL KONTROL EDİLİR ?

 

·         Toprağın Tuz Durumu Öğrenilir

·         Tuz Birikmesini Önleyen İşlemler Uygulanır

·         Yıkama İle Fazla Tuzlar Topraktan Uzaklaştırılır.          

 

Toprağın tuz durumu çoğunlukla ancak düşük mahsul alındıktan sonra öğrenilmektedir. Ekimden önce basit bir toprak testi yaptırılarak toprak hakkında fikir sahip olmak mümkündür. Bir arazide tuzluluk yerden yere ve derinlikle değişiklikler gösterir. Analiz için örnek alınırken gözle belirgin bir şekilde görülen toprak yüzeylerindeki tuz kabukları ayrı olarak alınmalı yaklaşık derinlik kaydedilmelidir. Yüzey örnekleri pulluk derinliğine kadar, genellikle 15-20 cm alınmalıdır. Bunu izleyen örnekler, 15-30 cm, 30-60 cm ve 60-120 cm derinliklerden veya 0-20 cm, 20-40 cm, 40-60 cm derinlikten istenen ayrıntıya ve bitki kök bölgesi derinliğine bağlı olarak uygun derinliklerden alınabilir.

            Toprakta tuz birikmesini önlemek için iyi bir arazi tesviyesi ve uygun sulama yöntemleri kullanılmalıdır. Arazideki yüksek noktalar genellikle yeterli miktarda su almazlar. Düzgün bir arazi tesviyesi daha iyi yıkama ve tuzluluk kontrolu için daha üniform bir su uygulanmasını sağlar. Kaba bir arazi tesviyesi için basit scraperler yada düzelticilerden, İnce tesviye için daha pahalı ve zaman alıcı olan laserli yönlendiricilerden yararlanılabilir.

 

             

 

Resim 28. Laser yönlendiricili ekipmanla iyi bir arazi tesviyesi toprakta tuz birikimini önler.

Yeterli drenaj, tuzların uzaklaşması için esastır. Toprak tuzluluğunun oluşmaması için bir diğer etkili önlem, sulama ile birlikte uygun bir drenaj sisteminin kurulmasıdır. Sulanan arazilerde uygun bir drenaj sistemi yoksa, sulama suyu ile toprağa eklenen tuzlar topraktan uzaklaştırılmaz. Bu sürecin devam etmesi halinde tuzluluk sorunu kaçınılmaz olur. Eğer tabi drenaj kafi değilse, açık veya kapalı drenaj sistemlerinden biri kurulmalıdır. Sulanan topraklarda uygun tuz dengesi oluşması ve sürekliliğinin sağlanması drenaj tesisleriyle gerçekleştirilir. Tabansuyu seviyesi özellikle bitki gelişme devresinde en az 1.40-1.55 cm altında olmalıdır. Arazinin birkaç yerinde açılmış hollerden sık sık yapılacak tabansuyu seviyesi ölçmeleri drenajın yeterli olup olmadığını gösterecektir.

 

           

 

Resim 29. Yetersiz drenaja sahip araziden bir görünüm.

 

Topraklarda tuzlulaşma, iyi bir drenaj sağlanmadan önce toprağın sulanması ya da denetimsiz sulama ile veya akarsulardan ve kanallardan oluşan sızmalardan da kaynaklanabilir. Sulanan bir arazi üzerinde, üniform bir dağılım göstermemesine rağmen kayıp deseni, uygulanan su miktarı ve sulama yöntemine göre, yıldan yıla değişiklik gösterir. Ülkemizdeki birçok sulama şebekesinde, su kayıpları sanılandan çok daha fazladır. Bu şekilde gelen tuzlar toprak profilinde birikerek tarımı olumsuz etkileyecek niceliğe erişirler. Bir taraftan yetiştirilecek bitkiler için yıkama ihtiyacı belirlenirken, diğer taraftan sızma kayıpları tahmin edilmelidir. Eğer beklenen sızma kayıpları yıkama ihtiyacından fazla ise, topraktaki gerçek tuzluluk düzeyi yıkama ihtiyacının belirlenmesi için varsayılan düzeyden daha az olmaktadır. Bu durum yüzey sulama ve iyi planlanmamış yağmurlama yöntemi ile sulamalarda sıkça görülür. Böyle bir durumda, herhangi bir tuzluluk tehlikesi olmadan sızma kayıpları küçültülerek sulama randımanının artırılması olanaklıdır. Yıkama ihtiyacının sızma kayıplarından fazla olduğu durumlarda, örneğin orta ve ağır bünyeli topraklarda, yıkama ihtiyacını sağlamak için fazla miktarlarda su verilmesinden dolayı sorunlar çıkabilir. Sulama kanallarından meydana gelen ve tabansuyu düzeyini yükselten sızmaların fazla olduğu yer ve koşullarda kanallar kaplanmalıdır.

 

 

Resim 30. Tabansuyunu yükseltecek kadar sızma varsa sulama kanalları kaplanmalıdır.

 

Toprakta tuz birikimine neden olan diğer bir etken sulama yöntemidir. Toprağa suyun verilmesinde seçilen sulama yöntemine göre toprakta biriken tuz miktarı ve birikme süresi ile bitkiye zarar verme düzeyi değişir. Her duruma en iyi şekilde uyabilecek bir yöntem, ancak suyun kalitesi, toprak özellikleri, iklim koşulları, bitki çeşidi, sulama yöntemi ve drenaj koşulları gibi etkenlere bağlıdır. Bu etkenler için kesin ölçütler olmamasına karşın, belli bir kalitedeki suyun kullanımına yönelik uygun ölçütler belirlenebilir. Bir toprak yada bitki koşulu için sulamaya uygun olmayan bir su kaynağı, başka bir toprak ve bitki koşulu için uygun hale gelebildiği gibi, değişik sulama yöntemi ile niteliğine göre daha az uygun bir hale gelebilir.

Her sulama yönteminin belirli yararlarının yansıra zararları da vardır. Farklı koşullar çerçevesinde tava ve karık gibi yüzey sulama yöntemleri ile yağmurlama ve damla sulaması gibi yöntemler toprakta değişik şekillerde tuz birikimine neden olurlar. Yöntemi değiştirmek suretiyle tuzluluğun kontrol altında tutulması istendiğinde bütün bilinen faktörler gözönüne alınmalıdır. Çünkü sulama yöntemi, hem su kullanım etkinliğini, hem de tuz birikimini etkiler.

İyi planlanmış yağmurlama sulama yöntemleri ve tesviyesi yapılmış alanlarda yüzey sulama  ile su tarlaya daha homojen olarak uygulanabilir. Böyle bir durumda tuzlar genellikle bitki kök bölgesinin aşağı derinliklerinde birikir. Tuzluluğun kontrolunda sulama suyu tuzluluğuda önemlidir. Bitki yaprakları tuzlu suya duyarlıdır. Yağmurlama yöntemi ile yapılacak sulamalarda, eğer sulama suyu tuzlu ise zarar daha fazla olabilir. Ayrıca sıcaklığın yüksek olduğu saatlerde yapılacak sulamalarda su damlacıkları hızlı bir şekilde buharlaşacağından yaprak üzerinde tuz yoğunluğu artacak ve zehirlenme daha fazla olacaktır. Onun için tuzlu su ile sulamada büyük damla çapı oluşturacak başlık seçilmeli veya sistem düşük basınçta çalıştırılmalıdır.

 

 

Resim 31. Sulama yöntemi hem su kullanım etkinliğini hem de tuz birikimini etkiler.

 

 

 

 

 

Damlama sulama yönteminde tuz birikimi ıslatma çeperinin dışında olurken, karık sulamasında toprak derinliği itibariyle tuz birikimi, suyun temas etmediği karık tepelerinde de olur. Tarlalar karık usulu sulandığı zaman tuz genellikle karık altından yıkanır ve kenarlarda birikir. Bununla beraber mevcut bir mahsul faal köklerin çoğu karığın altındaki daha az tuzlu toprakta bulunduğundan genellikle kenarlardaki tuz birikiminden zarar görmez. Diğer taraftan, düz ve çevresi toprak seddelerle çevrili tesviye edilmiş parsellerde yeterli sulama yapıldığında, tuz yığılan bölge olmamaktadır. Bununla beraber salma sulama tuzluluk problemi yaratabilir.

 

 

Resim 32. Tuzların toprakta birikim şekli sulama yöntemlerine göre farklılık gösterir.

 

Yağmurlama sulama ve yüzey sulama, damla sulama uygulanan alanlarda ekim yapılmadan önce ıslatma alanı dışında kalan alanlarda birikmiş olan tuzların yıkanmasında etkili olabilir, ancak bu ikinci bir sulama sistemine ve daha fazla miktarda ek suya ihtiyaç gösterir. Ama iyi bir üretim sağlamak için tuzlu suyla damla sulama yapma zorunluluğu varsa böyle bir sistem gerekli olabilir.