10. TUZLU BİR ARAZİDE TARIM YAPILIRSA NELER UYGULANMALIDIR?
· Mevcut Tuz Şartlarına Dayanıklı Bitkiler Seçilmelidir.
· Tohum Çevresinde Tuz Birikimini Engelleyecek Şekilde Ekim Yapılmalıdır.
· Sık Sulama Yapılmalıdır.
Bazı durumlarda tuzluluğun tamamen giderilmesi oldukça yüksek maliyet getirmektedir. Bilhassa sulama suyunun kalitesi kötü ise veya toprağın su geçirgenliği kafi değil veyahutta drenaj yeterli değilse bu gibi şartlar altında tarımsal işlemlerde değişik yöntemler uygulanmalıdır. Tuzluluğun giderilmesi ve kontrolu için genelde tek bir yol yeterli olmadığından çeşitli teknik işlemler birlikte uygulanır.
Bitkilerin tuza duyarlılığı, bitki çeşidine göre büyük farklılıklar gösterebilmektedir. Bazı bitki türleri yüksek tuz konsantrasyonuna herhangi bir zararlanma göstermeden dahi dayanabilmektedir. Dayanıklı bitkiler istisna edilirse, tuzluluğun artması ile verim azalır. Bitkilerin toprak tuzluluğuna, sulama suyu tuzluluğuna, bor’a ve değişebilir sodyuma dayanıklılık sınırlarını ve kritik tuzluluk değerlerine göre verimde meydana gelebilecek tahmini azalışlar çizelgeler halinde verilmiştir.
Tuzlu koşullarda çalışırken bitki yetiştirme tekniklerinde bazı değişiklikler yapmak gerekir. Ekimden önce yıkama yapılması tuzluluk zararını azaltır. Tuzun toprakta yığılması yada birikmesi yatak şekline ve sulama yöntemine bağlıdır.
Tohum yatağı şekli ve tohum ekme şekli tuz zararının artmasında veya azalmasında önemlidir. Tohumlar tuz birikme bölgesinden uzak noktalara ekilmelidir. Tohum, çevresinde fazla tuz birikimi olmayacak uygun bir yere ekildiğinde filiz sürer. Yapılan çalışmalardan elde edilen sonuçlara göre sırta ekim en iyi sonucu vermiştir. Karık usulu sulamada su yatağın yukarı kısmına doğru hareket ederken tuzlarıda eriterek beraberinde taşır böylece yatağın üst kısmı çok tuzlu hale gelir. Münferit düz tek sıra yataklarda bir sulama mevsimi sonunda üst toprak 4 milimhos'a (dS/m) kadar tuzlulaşabilir.
Çift düz yataklarda, yanal yüzeyleri terkedip izafi olarak tuzdan ari hale gelmelerini sağlayan tuzun büyük bir kısmı yatağın merkezine taşınır. Bu tip yataklarda, üst toprakta 8 milimhos'a (dS/m) kadar ulaşan tuz seviyesi önemli bir zarar yaratamaz. Eğer önemli bir zarar yaparsa yatağın ortasındaki tuzlu bölge, yanlara doğru genişlemiştirki haliyle bundan yanal yüzeylerde tuzlulaşabilir. Tuz yığılan bölgenin altındaki meyile tohumlar emniyetle ekilebileceğinden meyilli yataklar tuzlu topraklar için uygundur. Bu şekilde tuz tohum etrafında yığılacak yerde topraktan uzağa taşınır.

Resim 38. Tek sıra yatak şeklinde ekim yapıldığında toprakta tuz birikimi

Resim 39. Çift sıra yatak şeklinde ekim yapıldığında toprakta tuz birikimi
Çizelge 9. Bitkilerin toprak (ECt)1 ve sulama suyu (ECs) tuzluluğuna gösterdikleri direnç ve
bunlara bağlı olarak potansiyel verimleri 2
|
TARLA BİTKİLERİ |
% 100 (A) ECt ECs |
% 75 ECt ECs |
% 50 ECt ECs |
% 0 ECt ECs |
% (B) düşüş |
||||
|
Arpa4 Pamuk Şekerpancarı5 Sorgum Buğday4,6 Sert buğday Soya fasulyesi Börülce Yerfıstığı Çeltik Şekerkamışı Mısır Bakla Fasulye |
8.0 7.7 7.0 6.8 6.0 5.7 5.0 4.9 3.2 3.0 1.7 1.7 1.5 1.0 |
5.3 5.1 4.7 4.5 4.0 3.8 3.3 3.3 2.1 2.0 1.1 1.1 1.1 0.7 |
13 13 11 8.4 9.5 10 6.3 7.0 4.1 5.1 5.9 3.8 4.2 2.3 |
8.7 8.4 7.5 5.6 6.3 6.9 4.2 4.7 2.7 3.4 4.0 2.5 2.0 1.5 |
18 17 15 9.9 13 15 7.5 9.1 4.9 7.2 10 5.9 6.8 3.6 |
12 12 10 6.7 8.7 10 5.0 6.0 3.3 4.8 6.8 3.9 4.5 2.4 |
28 27 24 13 20 24 10 13 6.6 11 19 10 12 6.3 |
19 18 16 8.7 13 16 6.7 8.8 4.4 7.6 12 6.7 8.0 4.2 |
5.0 5.2 7.0 4.3 7.1 5.4 20 12 29 12 5.9 12 9.6 19 |
|
SEBZELER |
|
||||||||
|
Kırmızı Pancar5 Kabak Karnıbahar Domates Hıyar Ispanak Kereviz Lahana Patates Tatlı mısır Tatlı patates Biber Marul Turp Soğan Havuç Fasulye |
4.0 3.2 2.8 2.5 2.5 2.0 1.8 1.8 1.7 1.7 1.5 1.5 1.3 1.2 1.2 1.0 1.0 |
2.7 2.1 1.9 1.7 1.7 1.3 1.2 1.2 1.1 1.1 1.0 1.0 0.9 0.8 0.8 0.7 0.7 |
6.8 4.8 5.5 5.0 4.4 5.3 5.8 4.4 3.8 3.8 3.8 3.3 3.2 3.1 2.8 2.8 2.3 |
4.5 3.2 3.7 3.4 2.9 3.5 3.9 2.9 2.5 2.5 2.5 2.2 2.1 2.1 1.8 1.9 1.5 |
9.6 6.3 8.2 7.6 6.3 8.6 9.9 7.0 5.9 5.9 6.0 5.1 5.1 5.0 4.3 4.6 3.6 |
6.4 4.2 5.5 5.0 4.2 5.7 6.6 4.6 3.9 3.9 4.0 3.4 3.4 3.4 2.9 3.0 2.4 |
15 9.4 14 13 10 15 18 12 10 10 11 8.6 9.0 8.9 7.4 8.1 6.3 |
10 6.3 9.1 8.4 6.8 10 12 8.1 6.7 6.7 7.1 5.8 6.0 5.9 5.0 5.4 4.2 |
9.0 16 9.2 9.9 13 7.6 6.2 9.7 12 12 11 14 13 13 16 14 19 |
|
MEYVELER7 |
|
||||||||
|
Hurma Greyfurt Portakal Şeftali Kayısı Üzüm Badem Erik8 Böğürtlen Çilek |
4.0 1.8 1.7 1.7 1.6 1.5 1.5 1.5 1.5 1.0 |
2.7 1.2 1.1 1.1 1.1 1.0 1.0 1.0 1.0 0.7 |
11 3.4 3.3 2.9 2.6 4.1 2.8 2.9 2.6 1.8 |
7.3 2.2 2.2 1.9 1.8 2.7 1.9 1.9 1.8 1.2 |
18 4.9 4.8 4.1 3.7 6.7 4.1 4.3 3.8 2.5 |
12 3.3 3.2 2.7 2.5 4.5 2.8 2.9 2.5 1.7 |
32 8.0 8.0 6.1 5.8 12 6.8 7.1 6.0 4.0 |
21 5.4 5.3 4.3 3.8 7.9 4.5 4.7 4.0 2.7 |
3.6 16 16 21 24 9.6 19 18 22 33 |
YEM BİTKİLERİ |
|
||||||||
|
Yüksek Otlak Ayrığı Otlak ayrığı Bermuda gras9 Arpa (yeşillik)4 İngiliz çimi Gazal boynuzu10 Yumrulu kanyaş Yüksek yumak Agropyron sibiricum Adi fiğ Sudanotu Yabani Çavdar Börülce (yemlik) Yonca tırfıl Sesbania exaltata Sph.salsula Yonca Salkım yulaf Mısır (yemlik) İskenderiye Üçgülü Domuz ayrığı Çayır tilki kuyruğu Çayır üçgülü Melez üçgül Ak üçgül Çilek üçgülü |
7.5 7.5 6.9 6.0 5.6 5.0 4.6 3.9 3.5 3.0 2.8 2.7 2.5 2.3 2.3 2.2 2.0 2.0 1.8 1.5 1.5 1.5 1.5 1.5 1.5 1.5 |
5.0 5.0 4.6 4.0 3.7 3.3 3.1 2.6 2.3 2.0 1.9 1.8 1.7 1.5 1.5 1.5 1.3 1.3 1.2 1.0 1.0 1.0 1.0 1.0 1.0 1.0 |
13 11 1 9.5 8.9 7.5 7.9 7.8 9.8 5.3 8.6 6.9 4.8 3.6 5.9 5.8 5.4 5.0 5.2 5.9 5.5 4.1 3.6 3.6 3.6 3.6 |
9.0 7.4 7.2 6.4 5.9 5.0 5.3 5.2 6.5 3.5 5.7 4.6 3.2 2.4 3.9 3.8 3.6 3.3 3.5 3.9 3.7 2.7 2.4 2.4 2.4 2.4 |
19 15 15 13 12 10 11 12 16 7.6 14 11 7.1 4.9 9.4 9.3 8.8 8.0 8.6 10 9.6 6.7 5.7 5.7 5.7 5.7 |
13 9.8 9.8 8.7 8.1 6.7 7.4 7.8 11 5.0 9.6 7.4 4.8 3.3 6.3 6.2 5.9 5.3 5.7 6.8 6.4 4.5 3.8 3.8 3.8 3.8 |
31 22 23 20 19 15 18 20 28 12 26 19 12 7.6 17 16 16 14 15 19 18 12 9.8 9.8 9.8 9.8 |
21 15 15 13 13 10 12 13 19 8.1 17 13 7.8 5.0 11 11 10 9.3 10 13 12 7.9 6.6 6.6 6.6 6.6 |
4.2 6.9 6.4 7.1 7.6 10 12 6.4 4.0 11 4.3 6.0 11 7.3 7.0 7.0 7.3 8.4 7.4 5.7 6.2 9.6 12 12 12 12 |
Çizelge 9. un başlığında ve bitki isimlerinin yanında verilmiş olan rakamlarla ilgili olarak aşağıdaki açıklamalar gözönünde bulundurulmalıdır.
A: Verimi düşürebilen tuzluluk sınırı (dS/m)
B: Tuzluluk sınır değerine ilave her birim artışa karşılık verimde % düşüşü ifade etmektedir.
1. Bu veriler bitkilerin tuzluluğa nisbi dayanıklılıkları ile ilgili bir rehber niteliğindedir. Kesin veriler iklim ve toprak koşulları ile kültürel işlemlere bağlıdır. Jipsli topraklardaki bitkiler belirtilen sınır değerden yaklaşık 2 dS/m daha yüksek bir toprak tuzluluğuna (ECt) dayanabilmekteyken direnç gösterdikleri sulama suyu tuzluluğu (ECs) ise değişmemektedir.
2. ECt 25°C’de desiSimens/metre (dS/m) olarak toprak saturasyon süzüğünün elektriksel iletkenliğinin ölçülmesi ile belirlenen ortalama kök bölgesi tuzluluğunu, ECs dS/m olarak sulama suyunun elektriksel iletkenliğini ifade etmektedir. Toprak ve sulama suyu tuzluluğu arasındaki ilişki dikkate alınarak ( ECt = 1.5 ECs ) yıkama fraksiyonunun yüzde 15-20 olduğu, kök bölgesinde yukarıdan aşağı doğru su kullanım paterninin yüzde 40-30-20-10 olduğu kabul edilmiştir.
3. %0 potansiyel verim yada maksimum ECt bitkinin büyümesinin durduğu dönemdeki kuramsal toprak tuzluluğunu belirtmektedir.
4. Arpa ve buğday çimlenme ve çıkış aşamasında daha az dayanıklıdır. ECt bu dönemlerde özellikle üst toprakta 4-5 dS/m yi aşmamalıdır.
5. Pancar çimlenme aşamasında daha hassas olduğundan ekim alanı topraklarının ECt değeri 3 dS/m yi aşmamalıdır.
6. Yarı bodur ve kısa çeşitler daha az dayanıklı olabilirler.
7. Bu veriler toprakta Na ve Cl iyonlarının hakim olmadığı durumlarda uygundur.
8. Dayanıklılık üründen ziyade ağacın büyümesi esas alınarak değerlendirilmiştir.
9. Verilen dayanıklılık değeri birkaç çeşide ait verilerin ortalamasıdır.
10.Geniş yapraklı olanları dar yapraklılara nazaran daha az dayanıklı gözükmektedir.
Herhangi bir toprak tuzluluğunda nisbi verim ;
Y=100 - B ( ECt - A ) eşitliği ile hesaplanmaktadır.
Örneğin; yonca bitkisinde ECt kök bölgesi ortalama tuzluluğu 5.4 dS/m olduğunda nibi verim (Y);
Y = 100 - 7.3 (5.4 - 2.0)
Y = % 75 olmaktadır.
Çizelge 10. Elektriksel iletkenliğe göre sınıflandırmanın bitkiler açısından genel anlamı
Elektriksel iletkenlik(EC dS/m) |
Bitki veya ürünün durumu |
|
0-2
|
Tuz ve alkali bulunmayan topraklar. Pratik olarak hiçbir bitki tuzlar veya alkalilerden zarar görmezler. |
|
2-4 |
Tuz veya alkali tarafından çok hafif derecede etkilenmiş topraklar. Tuza çok hassas bitkiler etkilenebilir. |
|
4-8 |
Tuz veya alkali tarafından az veya orta derecede etkilenmiş topraklar.Tuza duyarlı bitkilerin ürünü sınırlanmış, fakat tuza dayanıklı olanlar zarar görmemiş olabilir. |
|
8-15 |
Tuz veya alkali tarafından yüksek derecede etkilenmiş topraklar. Ürün sınırlanmıştır. Hiçbir bitki iyi gelişememektedir. |
|
>15 |
Tuz veya alkali tarafından kuvvetle etkilenmiş topraklar. Ancak sınırlı sayıda bitkiler yaşamlarını sürdürebilirler. |
Çizelge 11. Bitkilerin bor' a nispi dirençleri (sulama suyu)
|
çok duyarlı (<0.5 ppm) |
duyarlı (0.5-0.75ppm) |
duyarlı (0.75-1ppm) |
orta duyarlı (1-2 ppm) |
orta dayanıklı (2-4 ppm) |
dayanıklı (4-6 ppm) |
çok dayanıklı (6-15 ppm) |
|
Limon Böğürtlen |
Greyfurt Portakal Kayısı Şeftali Vişne Kiraz Erik İncir Üzüm Ceviz Karaceviz Nohut Soğan |
Sarımsak Tatlı patates Buğday Arpa Ayçiçeği Acı bakla Çilek Yerfıstığı Armut Elma |
Kırmızıbiber Bezelye Havuç Turp Patates Hıyar |
Marul Lahana Kereviz Şalgam Yulaf Mısır Darı Enginar Tütün Hardal Kabak Kavun Sarmaşıkgül Zeytin Balkabağı |
Sorgum Domates Yonca Bakla Maydanoz Kırmızıpancar Şekerpancarı H. pancarı Hurma
|
Pamuk Kuşkonmaz |
Çizelge 12. Bitkilerin bor' a nispi dirençleri (toprak)
|
Toprak |
bor miktarı (ppm) |
|
Az borlu (Bütün bitkiler için emniyetli) Orta borlu (Bazı bitkiler için emniyetli) Yüksek borlu (Bir çok bitki için tehlikeli) Çok yüksek borlu (Hemen hemen bütün bitkiler için tehlikeli) |
0.7 0.7-1.5 1.5-3.75 3.75 |
Çizelge 13. Bitkilerin değişebilir sodyum yüzdesine (DSY) gösterdikleri nispi direnç
|
Mahsül |
Etkili DSY |
Direnç durumu |
Tarla koşullarında bitki gelişmesi |
|
Armut Badem Ceviz Elma Erik Fındık Fıstık Kayısı Kestane Kiraz İğde Şeftali Turunçgiller Üzüm Vişne Zeytin |
2-10 |
Çok duyarlı |
|
|
Fasulyeler Mercimek Mısır Nonut Yer fıstığı |
10-20 |
Duyarlı |
İyi toprak yapısına rağmen büyümede durgunluk |
|
Ayçiçeği Üçgül Nar Yulaf Tırfıl Yumak otu Pamuk Buğday Arpa Okaliptus |
20-40 |
Orta derecede dayanıklı |
Kötü toprak yapısı ve beslenme zorluğundan dolayı durgun büyüme, verimde ani düşmeler |
|
Çeltik Yonca Domates Pancar |
40-60 |
Dayanıklı |
Kötü toprak yapısı nedeniyle gelişmede yavaşlama, verim azalması |
|
Otlak ayrığı Rodos çimi Bermuda çimi Karnal otu |
>60 |
Çok dayanıklı |
Kötü toprak yapısı sebebiyle durgun büyüme |
Tuzlu koşullarda sulama sıklığı verimi önemli düzeyde etkiler. Toprakta yeterince nem olduğu halde, tuzlu toprakta ozmotik potansiyel yüksek olduğundan bitkiler su stresi çekebilirler. Onun için tuzlu koşullarda sulama aralıkları azaltılmalıdır. Bitkilerin kullanması ve buharlaşması sonucu su, topraktan kaldırılırken tuzların çoğunu geride bırakır. Sulamalar arasındaki süre uzadıkça, geriye kalan toprak rutubeti daha tuzlulaşır ve daha ziyade bitkiler su noksanlığından zarar görür. Yukarıda ifade edildiği gibi toprak hala nemli gözükmesine rağmen tuz nedeni ile bitkiler suya ihtiyaç duyabilirler. Daha sık sulamakla, toprak rutubetinin daha çok tuzlulaşması önlenir ve böylece tuzun bitki gelişmesine olan zararlı etkileri azaltılmış olur. Örneğin az tuzlu arazilerde 15-20 günde bir sulama yapılırsa pamuk ve yonca gayet iyi gelişir. Fakat tuzlu toprakların tuzluluk derecesine bağlı olarak her 7-10 günde bir sulanması muhtemelen daha iyi mahsul alınmasını sağlayacaktır.
Tarımsal üretimi artırmak amacıyla tesis edilecek sulama sistemlerinde, toprakların sulamaya uygunlukları kadar, su kaynaklarının da sulamaya uygun olması gerekir. Farklı kaynaklardan su sağlanması tuzlu koşullarda üretim için önemli yararlar sağlayabilir. Su kaynağının sınırlı olduğu bölgelerde bitkilerin tuza duyarlı olduğu dönemlerinde iyi kaliteli su kullanılması, dayanıklı olduğu dönemlerinde ise tuzlu su verilerek iyi bir ürün elde edilebileceği görülmüştür. Sulama suyu tuzluluğuna bağlı olarak verimde meydana gelebilecek nisbi azalma miktarları bitkilere göre Çizelge 9. da verilmiştir.

Resim 40. Kontrollu şartlarda tuzlu sulama suyu kullanılabilir ancak sulama suyunun tuzluluğu önlem alınmazsa bitki gelişimini ve verimini etkilemektedir.
Tuzlu topraklarda bitki besin maddelerinin miktarı ve yarayışlılığı olumsuz yönde etkilenmektedir. Tuzlu koşullar altında yapılacak olan iyi bir gübreleme için mutlaka kapsamlı bitki ve toprak analizi yapılmalı ve gübreleme işlemi uygun bir yöntemle gerçekleştirilmelidir. Çünkü tuzlu koşullarda toprak tuzluluğu, mineral gübrelerin kapsadığı önemli miktardaki çözünebilir tuzlardan dolayı gübreleme işlemi ile artabilir. Azotlu gübreler bazı kayıplar olmasına rağmen tuzlu ve sodyumlu topraklarda tatminkar olabilen bir etkinlik sağlayabilmektedir. Yapılan araştırmalarda özellikle katyon değişim kapasitesi yüksek ağır killi tuzlu-sodyumlu topraklarda amonyum sülfatın etkili olduğu belirlenmiştir.
![]() |
Resim 41. Tuzlu-sodyumlu toprakta amonyum sülfat uygulaması toprak ıslahına ve bitki gelişimine olumlu etki yapmaktadır.
Tuzlu ve sodyumlu koşullar altında, bitkiler yüksek pH da mikro besin maddesi eksikliği çekmektedir. Sodyumlu topraklarda yüksek pH özellikle çinko, demir ve bakırın yarayışlılığını azaltmaktadır. Sodyumlu topraklarda yetiştirilen çeltikte çinko sülfat (ZnSO4) uygulamasının etkili olduğunu gösteren araştırma bulguları mevcuttur. Tuz indeksi düşük olan gübreler tohumların ve genç bitkilerin zarar görmesi ve tuz yanması açısından daha az tehlike oluşturmaktadır. Genellikle tuzlu topraklarda kullanılacak gübreler tercihan asit formda olabilir ve Na' dan ziyade Ca kapsayabilir. Bitki artıkları su infiltrasyonunu iyileştirmek için uygulanabilecek en kolay yöntemdir.
![]() |
Resim 42. Sodyumlu topraklarda yetiştirilen çeltikte çinkosülfat etkili olabilmektedir.
Toprak yüzeyinde bırakılan bitki artıkları ve toprak içinde bırakılan kökler toprağın açık tutulmasına yardımcı olmaktadır. Ancak elde edilen fayda gelecek bitki yetiştirme mevsimine kadar zamanla azalmaktadır. Baklagillerin yetiştirilmesi hem azot kaynağı oluşturulmasına hemde toprak yapısının iyileşmesini sağlamaktadır. Toprağın fiziksel özellikleri, su tutma kapasitesi, yapısı ve infiltrasyon oranı yeşil gübrelerin kullanılması ile iyileştirilmektedir. Toprağa hayvan gübresi ya da diğer organik maddelerin verilmesi ve baklagil yetiştirilmesi ile istenilen uygun toprak yapısı oluşturulabilir. Biyolojik veya mekanik işlemlerden herhangi biri, yada bunların birlikte kullanılmaları ıslah işlemini genellikle kolaylaştırır. Ayrıca toprakların yıkanma etkinliğini artırarak ıslah işlemini hızlandırır.
Nadas toprak yüzeyine doğru tuz hareketini hızlandırmaktadır. Bu nedenle toprakta devamlı bir şekilde bitki yetiştirmeye çalışılması tavsiye edilir. Taban suyunun sığ olduğu koşullarda nadas evoporasyonun artmasına bağlı olarak şiddetli bir tuzlanmaya yol açabilir. Malçlama evoporasyon kayıplarını azaltarak toprağın tuzlanmasına engel olur. Ayrıca önemli ölçüde tuzların yıkanmasını sağlarak sodyumun azalmasına ve dayanıklı bitkilerden daha fazla verim alınmasına neden olur.

Resim 43. Tuzlu toprakların yönetiminde toprak işleme iyi olmazsa ve gerekli önlemler alınmazsa tarımsal işlemlerin daha fazla zorlaşması kaçınılmazdır.
Toprakların tuzlu hale gelmesini önlemek için alınması gerekli önlemler, toprakların sodyumlu hale dönüşmemesi için de geçerlidir. Sodyumluluğun giderilmesi oldukça zor, zaman alıcı ve maliyeti yüksektir. Sodyumlu toprakların ıslahı için kimyasal ıslah maddelerine gerek vardır. Toprak geçirgenliğinin çok düşük olması ıslah maddelerinin etkinliğini de azaltır. Bu yüzden toprak geçirgenliğini artıracak önlemler alınmalıdır.
Toprak geçirgenliği; derin sürüm, toprak altı işleme ve kumlama gibi mekanik işlemlerle artırılır. Derin sürüm ile ince ve kaba bünyeli tabakaların karıştırılması ile üniform bir toprak elde edilirken; toprak altı işleme ile de geçirimsiz tabakalar kırılır. Toprak işleme yüzeydeki kabukları kırarak toprağın geçirgenliğini iyileştirebilir. Ancak iyi bir şekilde yapılmazsa pulluk katmanın yada tuzlu tabakanın yüzeye daha yakın bir şekilde oluşmasına yada getirilmesine yol açabilir. Bu işlemde ağır makinalardan kaçınılmalı ve ıslak toprak koşulları mutlaka önlenmelidir.
Derin sürüm geçirgen tabakalar arasında uzanan geçirimsiz tabakarın bulunduğu topraklar üzerinde en fazla yararlı etkiyi sağlayan toprak işleme şeklidir. Bu uygulama ile sodyumdan etkilenmiş olan topraklar jips kapsayan toprakların altına getirilir. Bu işlem bir taraftan çözünebilir kalsiyum sağlarken, daha uygun bir kök gelişimi ve suyun hareketi için uygun ortam sağlanır. Toprak altı işleme, toprak içerisinde sert tabakanın kırılması sonucu oluşan boşluklardan yada çatlaklar vasıtasıyla toprak geçirgenliğinin artmasını sağlamaktadır. Sert tabaka toprak yüzeyinden 25-30 cm derinlikte oluşmuş ise çizelle, 30-50 cm derinlikte ise dipkazan ile, eğer 50-90 cm derinlikte ise riper ile kırılabilir.
İnce bünyeli bir yüzey toprağı kum karıştırılmak suretiyle daha geçirgen bir hale getirilebilir. İşlem iyi bir şekilde yapıldığı zaman penetrasyon iyileşir, sodyumlu şartlar altında daha iyi bir hava ve su geçirgenliği sağlanır. Bitki yetiştirmede toprak yüzeyine yaklaşık 10-20 cm lik kum ilavesi bitki açısından daha iyi bir ortam sağlayabilir.
Profilin ters yüz edilmesi yüzey toprağının iyi fakat hemen altındaki toprağın istenmeyen özelliklere sahip olması durumunda uygulanabilir. Sodyumla etkilenmiş B horizonunun altında bazen jips kapsayan daha geçirgen bir horizon bulunabilir. Bu işlem yüzey toprağının uzaklaştırılması, alt toprağın ve alt tabakanın derin sürülmesi ve sonra yüzey toprağının yerleştirilmesi ile gerçekleştirilir.
![]() |
Resim 44. Çeşitli fiziksel işlemler çorak toprakların geçirgenliğini arttırabilir.