Rıza
DUR
Ziraat Yüksek Mühendisi
APK Dairesi Başkanlığı
ŞEKER PANCARI TARIMI
Türkiye’nin yıllık şeker ihtiyacına bağlı olarak üretilecek şeker pancarı
miktarı fabrikalar üzerinden belirlenir. Fabrika iş programına göre yıllık
üretilecek şeker pancarı miktarını, bağlı bölgelerine dağılımını yapar.
Üretilecek şeker pancarı miktarına o yılın kotası denir.
SÖZLEŞME: Şeker pancarı tarımı sözleşmeli olarak yürütülmektedir. Pancar
yetiştirme sözleşmesi çiftçilerle her yıl ekim dönemi öncesi yapılmaktadır.
Sözleşmelerde; kota miktarı, ürün teslim şartları, yeri ve zamanı, ödeme
şartları, teknik ve hukuki şartlar bulunmaktadır. Her sözleşme, en az 5 çiftçi,
en çok 30 çiftçi ile ve her çiftçi birbirine müteselsil kefil olmak şartı ile
yapılmaktadır.
MÜNAVEBE: Şeker pancarı 4’lü münavebe sistemine göre ekilmektedir.
Pancar-buğday-mısır-fasulye, pancar-buğday-domates-arpa gibi. Münavebe 1/5.000
özel münavebe, 1/12.500 lük köy münavebesi haritaları ile takip edilmektedir.
FABRİKA ÇİFTÇİ İLİŞKİLERİ: Fabrika tarım teknik personeli ziraat
mühendisleridir. Her mühendise bir hizmet aracı tahsis edilmektedir. Çiftçilerle
ilişki, köylerde pancar yetiştirme sözleşmesinin yapılması ile başlar, o yılın
pancar teslimine kadar devam eder. Ancak aynı üretim yılı içinde bir önceki
yılın pancar bedel ödemesi, gelecek yıl için sözleşme ve gübre dağıtımı
yapılmaktadır. Yani işler girift ve devamlılık göstermektedir.
Bitki yetiştiriciliği; toprak, tarla hazırlığı, tohum, ekim, bakım, gübre,
sulama ve hasat gibi safhalardan oluşmaktadır. Ürünün verim ve kalitesi bunların
her birinin doğru olarak zamanında yapılması ile mümkün olabilir. Ancak bütün
bunların yanı sıra verim ve kaliteye çiftçinin kontrol edemediği tabiat şartları
da (yağış, don, sel, feyezan, kuraklık v.b.) etkilidir. Mühendislerin tarımın
her safhasında hatta doğal şartlar karşısında çiftçi duruşunun nasıl olacağı
konusunda da üreticinin yanında olması zorunludur.
Fabrika sözleşmeli çiftçilerine pancar ekiminden hasadına kadar, teslim ettiği
ürün bedelinden kesilmek üzere ayni ve nakdi yardımlar yapar. Ekim, çapalama,
sulama ve hasad dönemlerindeki çiftçilerin yaptıkları masrafları karşılamak
üzere nakdi avans ödenir. Gübre, şeker, tohum ve mücadele ilaçları gibi ayni
avanslarda ödenir.
Her pancar ekicisi aynı zamanda Pancar Kooperatifi üyesidir. Çiftçiler ihtiyaç
duydukları her türlü tarım alet ve makinalarını, gübre, yem ve zirai mücadele
ilaçlarını Pancar Kooperatiflerinden temin edebilirler. Fabrika çiftçilerine,
mekanizasyonu teşvik etmek amacıyla, modern tarım aletlerinin Pancar
Kooperatifleri kanalıyla alımı için nakdi avans öder. Fabrika ve Kooperatif
ziraat mühendisleri modern tarım aletlerinin kullanımı, kalibrasyonu ve bakımı
konularında çiftçilere gerekli eğitim desteğini verir. Tarımdaki yenilik ve
gelişmeleri demostrasyonlar düzenlemek suretiyle çiftçilere aktarır.
TOPRAK NUMUNESİ ALINMASI: Pancar ekilecek sahalardan ön ürün hasadını
müteakip bölge teknik personelince toprak numunesi alınır. Toprak numunesinin
nasıl alınıp gönderileceği hakkında yönetmelik bulunmaktadır. Alınan numuneler
Şeker Enstitüsünce analizleri yapılmak suretiyle toprakta mevcut organik madde,
P2O5, K2O bulunur. Kaliteli pancar verimi için gerekli olan saf N, P, K ya göre
eksiklikler, toprak Ph’ı da gözetilerek ticari gübre ihtiyacı tespit edilir. Bu
tespite uygun olarak çiftçiye gübre tevziine başlanır.
TOPRAK HAZIRLIĞI
SONBAHAR HAZIRLIĞI: Ekim-Kasım aylarında 20-25 cm derinliğinde tarlalar 1-2 defa
pullukla sürüm yaptırılır. Sürüm yapılmadan önce toprağın tava gelip gelmediği
kontrol edilir. Sürüm kuru olarak yada ağır tavda yapılmamalıdır. Sonbahar
yağışlarının geciktiği yıllarda imkan varsa sulama yapılmak suretiyle toprak
tava getirilip sürüm yapılmalıdır. Sulama imkanı olmayan yağışı düzensiz
bölgelerde bir önceki ürün hasadını müteakip gölge tavında veya yağış durumuna
göre gecikmeden sürüm yapılır. Üç yılda bir defa dip kazan pulluğu ile 30-40 cm
derinliğinde sürüm yapılmalıdır. Bu sürüm (patlatma), aynı derinlikte pulluk ile
yapılan sürüm ile oluşan sert tabanı kırmaya yarar. Pulluk tabanının kırılması,
topraktaki fazla suyun drene olmasına, bitkilerin farklı uzunluktaki köklerinin
daha iyi gelişmesine ve suyun topraktaki hareketine olumlu etkide bulunur.
İLKBAHAR HAZIRLIĞI: Mart-Nisan aylarında bölgelerin iklim ve toprak
yapısına göre değişmekle beraber tarlalar çiftçilerle kontrol edilir. Toprağın
7-8 cm derinliğinin tava gelmiş olması gerekir. Toprağın tava gelip gelmediğini
tecrübeli bir tarımcı tarlada yürürken anlar. Toprak basıldığı yerde halı
üzerinde yürür gibi esner. Avuç içine alınıp sıkılıp atıldığında parçalanır.
Bakıldığında örümcek ağı gibi bir şekilde görülür. İlkbaharda tohum yatağı
hazırlamak için kültivatörle 7-8 cm derinliğinde toprak karıştırılır.
Kültivatörle azotlu gübre ve çıkan yabancı otların da imhası sağlanır. Kombi
kürümler ile üst toprak parçalanır ve sıkıştırılır. Yabancı otlara karşı ekim
öncesi atılan ilaç, kombi kürümler ile toprağa karıştırılır. Sıkıştırılma işlemi
yeterli değil ise, merdane çekilir. İlkbaharda toprak tavının korunması için,
tarlada tarım aletleriyle fazla işlem yapılmamalıdır. Bu işlemler bölge
mühendislerince kontrollü olarak yürütülür.
GÜBRELEME: Ahır gübrelerinin olgunlaştıktan sonra sonbaharda toprağa
atılması ve bekletilmeden toprağa karıştırılması gerekir. Ahır gübresi bitki
besin maddesi ilavesi yanında toprağın fiziksel ve kimyasal yapısını düzeltme
gibi faydaları da vardır. Toprağın havalanması, su tutma kapasitesinin
artırılması, mikroorganizma faaliyeti için uygun ortamın sağlanması v.b. birçok
faydaları vardır.
Ülkemizde yeşil gübre alışkanlığı yok denecek kadar azdır. Toprakta organik
gübrelerle oluşacak besin maddesi varlıkları (Organik madde, P2O5, K2O),
alınacak numunelerin analizi neticesinde tespit edilir. Eksiklikleri ticari
gübrelerle toprağa verilir.
Fosforlu gübreler (TSP % 42-44), kompoze gübreler ( DAP %I8-46, 15-15-15,
20-20-0, 8-24-8, vb.) ve potaslı gübreler (K2SO4 %48-52, KCl2 %60 vb) sonbaharda
gübrenin tamamı, son sürümden önce atılır. Fosforun topraktaki hareketi az
olması nedeniyle, gübrenin pulluk altına yani 20-25 cm derinliğe verilmesi
sağlanır.
Azotlu gübrelerin (%21 A. Sülfat, %26 A. Nitrat, %46 Üre) 1/3’ü ilkbahar toprak
hazırlığında, 1/3’ü çapalama sırasında ve 1/3’ü de ilk sulama ile toprağa
verilir. Üreticiler; azotlu gübrelerin bilhassa amonyumlu gübrelerin gerek
depolanmasında gerekse de toprağa verilmesinde özen göstermelidirler. Toprak
yüzüne saçılıp günlerce kalan yada çok az bir yağışla toprağa atılan gübrenin,
amonyak halinde buharlaşma olacağından etkinliği azalır. Halen ülkemizde ticari
gübreler granül haldedir. Ancak ekim sonrası üst gübrelemenin sıvı gübre ile
yapılması idealdir. Pahalı ve nakliye güçlüğü nedeniyle tarımda henüz
yerleşmemiştir. Analiz laboratuarlarının etkinleştirilmesi ile yaprak analizi de
yapmak suretiyle, gelişme döneminde tespit edilen bitki besin maddesi
eksikliğinin yaprak gübresi ile verilmesi mümkündür.
Son yıllarda önem kazanan mikro elementlerin (S, Zn, Mn, Mg, Fe), eksikliğinde
yapraktan verilmesi bilinci de henüz istenen seviyede değildir. Bir takım art
niyetliler ticari gaye ile üreticilere bu konuda yanlış bilgiler
aktarmaktadırlar. Kaliteli şeker pancarı yetiştirmek için toprakta toplam 12 kg
saf N, 10 kg saf P2O5 ve 5 kg saf K2O yeterlidir. Bundan fazla toprağa gübre
verilmesi, gerek toprakta gerekse bitkide zararlı olur. Bilhassa fazla verilen
N’lu gübre şeker oranını düşürür ve rafinasyonu güçleştirir.
Netice itibarıyla iyi bir gübreleme için; kalite ve verim gözetilerek, yaprak ve
toprak analizleri neticesinde görülen besin maddesi eksikliği ticari gübrelerle
tamamlanmalıdır.
EKİM: Tohum yatağı hazırlanmasından sonra pancar ekimi mibzerle yapılır.
Ekimde hassas ve pneumatik mibzerler kullanılır. Sıra arası 45 cm ve sıra
üzerinde tekleme sonucunda 22 cm de bir pancar istenir. Dekarda 9.000 bitki
idealdir. Ekim derinliği toprak ve iklim şartlarına bağlı olarak 3–4 cm dir.
Mibzerlerin ekim öncesi bakımlarının yapılması şarttır. Hassas mibzerlerde ekici
teker, tohum atma bıçağı, balta ayaklar, örtücüler, ekim derinlik ayarları,
Pneumatik mibzerde tohum atma aparatı, ekici teker, balta ayak, örtücüler ve
hava düzeni kontrol edilmelidir.
TOHUM: Tarımda yüksek verim ve kalite için iyi tohum kullanmak şarttır.
Şeker pancarı ekimlerinde son yıllarda genetik monogerm tohum kullanılmaktadır.
Tohumlar toprak kurtlarına ve fide hastalıklarına karşı ilaçlanmak suretiyle
ekilmektedir. Tohumların yaklaşık 1.000 dane ağırlığı 12-13 gr, dekara ekilen
tohum sayısı 28.000 adet ve tohum sarfı 400 gr civarındadır. Tohum çeşit
tespitinde ürün verimi yanında şeker verimi de önem arz etmektedir.
ÇAPALAMA: Şeker pancarı bir çapa bitkisidir. Tarlada ekilen tohumların
çimlenmesine müteakip 4-6 yapraklı devreden sonra çapalamaya başlanır.
Çapalamaya ara çapa ile başlanır.
İkinci çapa daha sonra tekleme yapılır. Ara çapa son yıllarda çapa makineleri
ile yapılmaktadır. Tekleme işçi ile sıra üzerinde 22 cm de bir adet kalacak
şekilde yapılır. İlkbahar yağışlı giderse 2. çapadan sonra da ot alımı
yapılmalıdır. Yabancı ot mücadelesi ilaçla da yapılmaktadır. Ekim öncesi ve
çıkış sonrası herbisitlerle ot mücadelesi yapılır. Ekim öncesi ot mücadelesinin
başarılı olması için ilaçlamadan sonra 20 gün içinde 20 mm civarında yağmur
yağması ya da sulama yapılması şarttır. Geniş yapraklı ve dar yapraklı yabancı
otlara karşı veya her ikisine birlikte etkili yabancı ot ilaçları bulunur.
Yabancı otlara karşı ilaçlı mücadelede önemli olan; tarlada mevcut ot çeşidinin
tespiti, ilaçlamanın uygun zamanda yapılması, iyi kalibre edilmiş mücadele
vasıtalarıyla ve yeterli dozda ilaç atılmasıdır.
HASTALIK VE ZARARLILARA KARŞI MÜCADELE: Hastalık ve zararlılara karşı
mücadeleye tohum ilaçlamasıyla başlanır. Dekardaki bitki sayısını temin için,
fide çökerten etmenlerine (Pythium sp., Alterneria sp., Fusarium sp.) karşı
hymexzazol ve toprak kurtlarına (Agriotes sp., Agrotis sp.) karşı imidacloprid
ilacı ile tohum ilaçlaması yapılmalıdır. Pancarın 2–4 yapraklı devresi çok
önemlidir. Bu devredeki zararlı tahribatı bitkinin ölümüne neden olabilir. Genel
zararlılara (danaburnu, manas gibi) karşı trichlorophon terkipli ilaçlarla
kepekli yem yapılarak mücadele edilir. Erken devrede pancar piresi (Chaetochnema
sp.) zararı da önemlidir. Bu zararlıya karşı tohum ilaçlaması yanında
Deltamethrin terkipli ilaçla mücadele edilir. Haşere cins ve yoğunluğu bölgelere
göre değişir. Kalkan böcekleri, hortumlu böcekler, yaprak bitleri, pancar
güvesi, pancar sineği, karadrina gibi önemli zararlılarda vardır. Bu zararlılar
ile sentetik pritroitler, organik fosforlular gibi böcek öldürücü ilaçlarla
mücadele edilir. Şeker pancarının ileri dönemde en önemli hastalıkları mildiyo,
külleme ve cercospora yaprak leke hastalığıdır. Bu hastalıklarla da kükürtlü,
kalaylı ve sistemik fungusitlerle mücadele edilir. Hastalık ve zararlılarla
mücadelede zamanında, yeterli dozda, iyi kalibre edilmiş uygun zirai mücadele
vasıtalarıyla bulaşık sahanın tamamında mücadele yapılmalıdır. Mücadelenin amacı
hastalık ve zararlıyı kontrol ederek kültür bitkisinin sağlıklı büyümesini temin
olmalıdır.
SULAMA: İlkbaharı kurak geçen yıllarda ekim yapıldıktan sonra tohum tavda
değilse veya ekimin üzerine yağış alınmamışsa intaş sulaması yapılır. Genellikle
yağmurlama sulama yapılır. İntaş için bir defa sulamak kafi değildir. Bu
sulamada kural, kısa süreli fakat sık sık intaş gerçekleşene kadar sulamaya
devam edilir.
Şeker pancarı çapa yapıldıktan sonra gelişme hızlanır. Kök sistemi topraktaki
tava göre derinlere doğru teşekkül eder. Çapa yapılması da topraktaki
kapilariteyi bozduğu için bitkinin su ihtiyacını geciktirir. Erken ve tavda
ekilip zamanında intaş etmiş pancarın gelişmesi de iyi olur. Yabancı ot
rekabetinden kurtarılmış pancar, toprakta yeteri kadar su ve besin maddesi var
ise kök sistemi düzgün ve konik şekilde teşekkül eder. Pancarın ilk sulaması,
bölgelere göre ve ilkbahar yağışlarına göre değişmekle beraber, haziranın son
haftasında başlar. Pratik olarak sabah tarlaya bakıldığında yapraklar solgun
yayılmış durumda ve rengi koyu yeşil vaziyette ise sulamaya başlamak gerekir.
Sulama her bölge ve her yörede aynı tarihte başlamaz. Toprak yapısı, yağış
durumu, rakım ve bitkinin gelişme durumuna göre değişir. Sulama suyu kalitesi
içme suyu kalitesine yakın olması gerekir. Çok soğuk yada çok sıcak olmamalıdır.
Ph 6-7 civarında olmalı, tuzlu veya yüksek alkali değerde olmamalıdır. Sulama
akşam serinliğinde başlayıp, gece boyunca devam etmelidir. Gündüz öğle
saatlerinde sulama yapılmamalıdır.
Pancarda ilk suyun biraz geç verilmesi, pancar köklerinin derinlerde su araması
nedeniyle yumru konik yapısı düzgün teşekkül eder. İlk su pancarda stres
yaratmaması için, az verilir. İkinci suya fazla ara vermeden başlanır. Bitkinin
ihtiyacı kadar sulama yapılır.
Şeker pancarında damlama sulama kullanımı çok fazla yaygın olmamamkla birlikte
kullanılmaya başlanmıştır. Yağmurlama sulama sistemleri ile sulama
yaygınlaşmaktadır (%30-40). Su kaynakları bol olan yörelerde, sulamanın ucuz
olması nedeniyle salma (genellikle tava usulü) sulama yapılır. İklim, toprak
yapısı ve bölgelere göre değişmekle beraber 4-6 defa sulama yapılır. Sulamada en
fazla görülen hatalar; bitkinin su ihtiyacına bakmaksızın sulama yapılması,
suyun bol olduğu yörelerde aşırı sulama yapılmasıdır. Aşırı sulama; toprak
erozyonu, fazla yapraklanma, kök çürüklüğü hastalığı, toprakta besin maddesi
yıkanması, toprak tuzluluğunun artması (çoraklaşma) ve şeker oranının düşük
teşekkül etmesine neden olur. Sökümden 15 gün önce sulamaya son verilmelidir.
Pratik olarak bitkiyi gözlemleyerek ihtiyaç duyuluyorsa sulama yapılmalı, aşırı
sulamadan kaçınmalıdır. Damlama sulama sisteminin şeker pancarında da
kullanılması yaygınlaştırılmalıdır.
HASAT: Şeker pancarının yetişme süresi optimal 180 gündür. Bitkinin hasat
olgunluğuna gelip gelmediği vejetasyon seyri için numuneler alınıp analiz
edilmesiyle anlaşılır. Analiz neticesinde şeker varlığı, azot, kül ve safiyet
gibi değerleri kontrol edilir. Hasada erken ekilip söküm olgunluğuna gelmiş
pancarlardan başlayarak, fabrika günlük işleme kapasitesini de dikkate alarak
başlanır. Sökülen pancarların başları yaprak gözleri kalmayacak şekilde kesilir.
Yabancı maddelerden (toprak, taş, yaprak) ayrılan pancarlar tesellüm
merkezlerinde fabrikaya sevk edilmek üzere alımı yapılır. Hasat genellikle işçi
ile yapılır. Bir günde 1 dk şeker pancarını 5 işçi söküp, temizleyip ve nakliye
olacak şekle getirir. Hasat son yıllarda pancar hasat makineleriyle
yapılmaktadır. Ülkemizde genellikle tek sıralı söküm makineleri
çalıştırılmaktadır. Hasat makinesi ile günde 7-8 dekar pancar hasat
edilebilmektedir. Avrupa’da 2-6 veya 12 sıralı hasat makineleri
kullanılmaktadır. 6 sıralı hasat makinesi ile günde 170 dekar pancar hasat
edilebilmektedir. 6-12 sıralı hasat makineleri baş kesimi ve söküm yapmaktadır.
Sökülen pancarlar toplama makineleri ile toplanıp tarla kenarına taşınmaktadır.
Ayrıca, tarlada toplanan pancarlar temizleme makinaları ile temizlenmektedir.
SONUÇ: Şeker pancarı tarımı, sözleşmeli ve münavebeli olarak
yapılmaktadır. Kaliteli ve yüksek verim alabilmek için; uygun tarım arazisi,
tarla hazırlığının doğru ve zamanında yapılması, kaliteli tohum kullanılması,
tavında ekim yapılması, çapa ve teklemenin zamanında yapılması, pancarın yabancı
ot rekabetinden kurtarılması, hastalık ve zararlılara karşı mücadele, bitkinin
ihtiyacı kadar sulama yapılması ve hasadın zamanında ve uygun makinalarla
zayiatsız olarak yapılması gereklidir. Daha az masrafla kaliteli pancar
üretebilmek için, modern tarım usullerini ve tarımsal mekanizasyonun
kullanılması zorunluluktur.