Sedat ÇALIŞIR* Ali Yavuz ŞEFLEK** Abdulkadir
ERKOL***
*Yrd.Doç.Dr., S.Ü. Ziraat
Fakültesi Tarım Makineleri Bölümü, Kampus, Konya.
**Araş. Gör., S.Ü.
Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri Bölümü, Kampus, Konya.
***Jeomorfolog, Köy
Hizmetleri 2. Bölge, Plan Proje Şube Müdürlüğü, Konya.
scalisir@selcuk.edu.tr
ÖZET
Bu çalışmada,
pompa performans parametreleri ve bunların pompa seçimindeki rolü ve önemi
tartışıldı. Pompa ve sistem karakteristiği ile
belirlenebilen işletme noktasının, pompanın en iyi verim noktasının
değişimine olan etkisi ayrıntılı olarak
tartışıldı. Ayrıca, pompa tipleri ve bunların
sulamadaki uygulamaları incelendi. Sonuç olarak, pompa seçimi ve
işletme giderleri üzerinde verimin etkisi vurgulandı.
1. GİRİŞ
Sulama pompaj tesislerinin, en önemli elemanı pompadır. Bir
pompaj tesisine en uygun pompa seçiminde, sistemin mevcut durumunun iyi bir
şekilde araştırılması ile tesisten tatmin edici bir
performans sağlanabilir. Verilen bir sistem için, uygun ve yüksek verimli
bir pompa seçiminden önce, sistemin tasarım sınırları,
sulama yöntemi ve istenilen esneklik iyi bir şekilde
araştırılmalıdır.
2.
POMPA PERFORMANS PARAMETRELERİ
Debi, toplam dinamik yükseklik, pompa mil
gücü, verim, emmedeki net pozitif yük ve
pompanın özgül hızı, bir
santrifüj pompanın performansını tanımlayan
parametrelerdir.
2.1. Debi
Pompanın debisi, birim zamanda
pompalanan kütlesel veya hacimsel su miktarıdır. Büyüklüğü,
pompanın geometrisi ve devir sayısına bağlıdır.
Metrik sistemde, m3/s, l /s, l
/min, t/h birimleri
kullanılır. Pratikte, sulama pompaları için en fazla l /s ve t/h , hidrolik pompaları için ise l /min birimleri tercih edilmektedir. Bunun nedeni, rakamsal
büyüklüğünün daha basit ve kolay ifade edilebilmesidir.
2.2. Toplam Dinamik Yükseklik (TDY)
Toplam dinamik yükseklik (TDY), pompa çarkı
vasıtasıyla, suyun birim ağırlığının
yaptığı iştir (Nm/N). Pompanın giriş ve
çıkışı arasındaki suyun
taşıdığı enerjideki artış, toplam dinamik
yükseklikle belirtilir. Toplam dinamik yükseklik, pompa
çıkışı ve girişinde ölçülen, Bernouilli denkleminde
yer alan enerji bileşenlerinin toplamları arasındaki fark olup,
emme (pe) ve basma (pb) borularına
yerleştirilen vakum metre ve manometre ile ölçülür. Pompa çarkı su
düzeyi üzerinde ise emme borusundaki basınç değeri negatif
işaretli, vakum basıncı (pe)
olacaktır. Emme ve basma borusu aynı çapta ise hız farkı
sıfıra eşit olur. Bunlara ek olarak her iki göstergenin de pompa
ekseninde bulunduğu kabul edilirse pompanın geliştirdiği
toplam dinamik yükseklik (TDY),
TDY = (pb+pe)/g
olarak yazılabilir. Diğer
deyişle manometre ve vakummetre okumalarının pompa eksenine göre
düzeltilmiş ve basıncın su sütunu yüksekliğine çevrilerek
toplanan değerleri pompanın toplam dinamik yüksekliğini
vermektedir. Hidrolikte basınç ile yükseklik arasındaki ilişki
ise şu şekilde ifade edilmektedir.
p = h*g
IS birim sisteminde basınç birimi ise
kPa olarak kullanılmaktadır. Basıncın su sütunu
yüksekliğine çevrilmesi ile TDY in birimi mSS yada pratikte kısaca m olarak ifade edilmektedir.
2.3. Pompa Mil Gücü (NM)
Pompalarda mil gücü, pompalanan suyun debisi, toplam dinamik yükseklik
ve pompa veriminin bir fonksiyonudur. Pompanın verdiği güç, su gücü
yada hidrolik gücün belirlenebilmesi için, pompalanan suyun debisi ve toplam
dinamik yüksekliği bilinmelidir. Hidrolik güç (NH), şu
eşitlik ile hesaplanmaktadır.
NH
(kW) = Q(l /s)*TDY(m)*g(kg/l)
/ 102
NH
(BG) = Q(l /s)*TDY(m)*g(kg/l)
/ 75
Herhangi bir mekanik sistemde
hesaba katılması gereken, önlenemeyen kayıplar her zaman
vardır. Bunun sonucunda belirlenen hidrolik gücü sağlamak için, her
zaman daha fazla miktarda güç, pompa miline aktarılması
gerekmektedir. Pompa miline aktarılması gereken güç yani mekanik güç
(NM), hidrolik güç (NH) ve pompa verimi (hp)
belirler.
Şu eşitlik ile hesaplanır.
NM (kW) = NH (kW) /hp (%)
2.4. Pompa Verimi (hp)
Pompa verimi(hp), pompa miline
verilen gücün, suya aktarılan kısmının yüzdesini ifade
eder. Başka deyişle, hidrolik gücün mekanik güce oran ı ile
belirlenir.
hp
(%) = NH (kW) / NM (kW)
Kayıplar, pratikte tümüyle
ortadan kaldırılamadığından dolayı pompa verimi
her zaman %100 den küçüktür. Pompalarda kayıplar genelde, hidrolik,
mekanik ve hacimsel kaynaklı olmaktadır. Teknoloji ve mühendislik
çalışmaları bu kayıpları en aza indirmek gayreti
içinde bulunmaktadır. Pompa verimi, esas olarak pompa büyüklüğü,
tipi, tasarımı ve
yapımında kullanılan malzeme özelliklerine bağlı
olarak değişebilmektedir. Büyük debili pompaların verimi
genellikle daha yüksek olmaktadır. Pompa verimi, pompa deney
standlarında, belirli bir çalışma hızındaki, debi, basınç
ve yükseklikler ölçülerek hidrolik güç hesaplanır. Mekanik güç ise
elektriksel veya mekanik güç ölçme yöntemleri ile belirlenir. En
sağlıklı mekanik güç ölçme yöntemi ise, torkmetre yöntemidir.
2.5. Emmedeki Net Pozitif Yükü (ENPY)
Emmedeki net pozitif yük (ENPY) terimi, pompaların emme
koşullarının incelenmesinde kullanılır. Kavitasyonu
önlemek için, emme hattındaki herhangi bir noktada mutlak basınç
değeri, suyun sıcaklığına bağlı buhar
basıncı değerinin altına düşmemelidir. Pompanın
emme hattında suyu pompa çarkına taşıyan toplam
yararlanabilir enerji olarak tanımlanabilen ENPY, mutlak basınç olarak belirtilen genel emme
yüksekliği ile buhar basıncının farkıdır.
ENPY, yabancı
literatürde, NPSH harfleri ile
simgelenmiş olup, açılımı “ Net Positive Suction Head”
dir. Su yüksekliği cinsinden ifade edilmekte ve m birimi ile kullanılmaktadır. Ayrıca, tesis,
mevcut, kullanılabilir yada faydalı olarak bilinen ENPY, bundan sonra ENPYT – bunun yabancı literatürdeki
karşılığı NPSHA
yada NPSHa– , pompaya ait yada gerekli ENPY değeri de ENPYP
- bunun da yabancı literatürdeki karşılığı NPSHR yada NPSHr –
olarak gösterilecektir.
ENPYT = Ha – ( hse + Hke +
hb )
Burada,
Ha
pompaj tesisinin kurulacağı yerdeki atmosfer basınç
yüksekliği (m), hse statik emme yüksekliği (m), Hke
emme hattının sürtünme kaybı toplama (düz boru ve armatür
kayıpları toplamı) (m) ve
hb pompalanan suyun sıcaklığına bağlı
buhar basınç yüksekliği (m) dir. ENPYP , değerinin
belirlenmesi Kısım 4.4 de açıklanmıştır.
2.6. Pompa
Tipi ve Özgül Hız (nq)
Özgül hız (nq
veya ns), pompanın
bir kademesinin maksimum verim noktasındaki, debi (Q), toplam dinamik yükseklik
(TDY) ve pompa devir sayısının (n) bir fonksiyonu olup pompanın tipini belirleyen index
sayısıdır.
nq = n* Q 1/2
* (TDY) – 3 / 4
ns
= 3.65 * nq
Tanım olarak bir santrifüj pompanın özgül hızı, bu
pompaya hidrolik ve geometrik olarak benzeyen ve optimum çalışma
durumunda 1 m3/s debiyi 1 m su sütunu (mSS) toplam dinamik
yüksekliğe ileten model pompanın dakikada devir
sayısıdır.
Özgül hız, 1687 yıllarında Newton tarafından ortaya
konulan “ Dinamik Benzerlik” kuralına göre de açıklanabilir. Bu,
kurala göre, birbirine geometrik olarak benzeyen pompaların, işletme
performansları da benzerlik göstermektedir.
Genellikle yüksek TDY ye sahip pompalar küçük özgül hızlı,
düşük TDY ye sahip pompalar ise büyük özgül hızlı
pompalardır. Pratikte, düşük özgül hızlı pompaları
kullanmak daha avantajlıdır. Çünkü, yüksek devirde çalışırlar,
daha küçük yapıda ve daha ucuzdurlar. Bununla beraber, verimleri daha
düşük ve yüksek devirden dolayı daha çabuk aşınır ve
ömürleri daha kısadır. Santrifüj pompaların debi, özgül hız
ve çark tasarımının fonksiyonu olarak teorik pompa veriminin değişimi
Şekil 1 de verilmiştir.
Santrifüj pompalarda en doğru sınıflandırma özgül
hıza göre yapılabilmektedir. Buna göre santrifüj pompalar radyal, eksenel ve karışık
akışlı olmak üzere üç tipte değerlendirilmektedir. Bu pompa
tipleri arasında özgül hız bakımından kesin bir
sınır bulunmamaktadır. Bununla beraber yapılabilirlilik ve
verim açısından pompa tiplerinin özgül hız aralıkları
şu şekilde ifade edilmektedir.
Pompa çark tipi nq ns
Radyal akışlı çarklar 12 –35 43-128
Karışık akışlı
çarklar 35-160 128-584
Eksenel akışlı çarklar 160-400 584-1460
Pompa tiplerine göre performans özellikleri şu şekilde
özetlenebilir. Radyal pompalarda işletme hızı ve debisi
düşük, basıncı yüksektir. Eksenel pompalarda ise basınç
düşük, debi daha yüksek değerdedir. Bu nedenle, yüksek basınç
gerektiren yerlerde radyal, yüksek debi gerektiren yerlerde ise eksenel
pompalar kullanılır. Karışık akışlı
pompalar gerek debi, gerekse basınç için orta değerdedir.

Şekil 1. Pompa
debisi, çark tasarımı ve özgül hızın fonksiyonu olarak
pompa teorik verimi.
3. İŞLETME KOŞULLARININ
BELİRLENMESİ
Tesise uygun pompa seçiminden önce, sulama sisteminin gereksinim
duyduğu debi ve toplam dinamik yükseklik değerleri belirlenmelidir.
Bunun için sisteme ait, debi ve toplam dinamik yükseklik ilişkisini
gösteren tesis toplam yük kaybı eğrisinin (TYKE) çizilmesi
gerekmektedir. TYKE nin çizilebilmesi için, sistemin geometrisi (geometrik
yükseklik, kullanılacak borunun çapı, cinsi, toplam uzunluğu,
kullanılması kaçınılmaz olan boru armatür ve
donanımları) önceden belirlenmelidir. Sistemde kullanılacak
optimum boru çapının belirlemesinde, pompalanan debi ve su
hızı önemli rol oynamaktadır. İletilmesi istenen debi
için 2±0.5 m/s su hızı
esas alınır. Pompaj tesislerinde zorunlu kalınmadıkça
borudan akacak suyun hızı hiçbir zaman 3 m/s yi aşmamasına
özen gösterilmelidir. Sulamada kullanılan, standart boru çapları
için, izin verilen ortalama debiler Tablo 1 verilmiştir.
Tablo 1. Standart Boru Çapları İçin İzin Verilen Debi
Aralıkları
|
Boru çapı mm
|
75
(3”)
|
100
(4”)
|
125
(5”)
|
150
(6”)
|
175
(7”)
|
200
(8”)
|
250
(10”)
|
300
(12”)
|
350
(14”)
|
|
Debi
|
l/s
|
6-
11
|
12-
18
|
19-
25
|
26-
35
|
36-
45
|
46-
60
|
61-100
|
101-140
|
141-200
|
|
m3/h
|
20-
40
|
41-
65
|
66-
90
|
91-
126
|
127-
162
|
163-
216
|
217-360
|
361-504
|
505-720
|
Bir pompaj tesisinin tasarımında önemli rol oynayan ana
parametreleri içeren “pompaj tesisi
temel denklemi” olarak bilinen aşağıdaki eşitlik iyi
analiz edilmelidir.
NM (kW) = [Q (l/s) * TDY (m) *
g (kg/l) ] / [ 102 *
hp (%)]
3.1. Sistem Debisi (Q)
Bir pompaj tesisinin debisi, sulanacak alan, bitki cinsi, tesisin
kurulacağı yerdeki toprak ve iklim özellikleri, sulama yönteminin
tipine, verimine ve sulama süresine bağlıdır.
Sistem debisi, kabaca aşağıdaki eşitlik
yardımıyla belirlenebilir.
Q
(l/s) = A (ha) * q (l /s ha)
Burada, A sulanması
istenen alanı, q ise bitki
cinsi, toprak ve iklim etkenleri ile sulama yöntemine ait etkenleri içeren,
teorik yada uygulamalı olarak belirlenebilen, sulama modülü olarak
tanımlanan bir terim olup, değeri değişik Tarımsal
Araştırma Enstitüleri tarafından yayınlanan “Bitki Su
Tüketim Rehberi”nden alınabilmekte veya toprak-bitki-su ilişkilerini
açıklayan temel literatürden hesaplanmaktadır. Orta Anadolu
koşulları için kurulacak pompaj tesislerinde sulama modülü 0.5 –
0.75 l /s ha
alınmaktadır. Bitki su tüketimi düşük, etkinliği yüksek
sulama yöntemi, fazla doğal yağış alan yöreler ve su tutma
kapasitesi yüksek olan toprak koşulları için sulama modülünün küçük
değerleri, tersi durumda ise daha büyük değerleri alınabilir.
Gerek yer altı gerekse yer üstü su kaynağı, belirlenen bu
sistem debisini karşılayıp
karşılamadığı kontrol edilmelidir. Eğer su
kaynağı bu debiyi karşılamıyorsa, su
kaynağını artırmak- örneğin ikinci bir derin kuyu
açmak-, alanı azaltmak veya bitki desenine müdahale etmek gibi seçenekler
değerlendirilmelidir.
3.2. Sistemin Gereksinim Duyduğu Toplam Dinamik
Yükseklik (TDY)
Pompa, verilen bir sulama sisteminde istenilen toplam dinamik
yükseklikte istenilen debiyi sağlamalıdır. Belirli bir
sistemden, geçen değişik debilerdeki, toplam dinamik yükseklik
bileşenlerinin değişimi Şekil 2 de gösterilmiştir.

Şekil 2. Toplam
tesis yük kaybı eğrisi ve bileşenleri.
Geometrisi belirlenmiş bir sistemde, toplam dinamik yükseklik (TDY) aşağıda
eşitlikte belirtilen bileşenlerden oluşmaktadır.
TDY = Hg + Hd + Hp + Hf + Hv
Bunlar, Hg geometrik
yükseklik, Hd derin kuyu yada su kaynağında debiye bağlı
meydana gelen düşüm, Hp sistemin
çıkışında istenen basınç veya işletme
basıncı, Hf sistemde kullanılan
düz boru ve armatürlerde meydana gelen toplam sürtünme kayıpları ve Hv pompalanan suyun hız
enerjisidir.
3.2.1. Sistemin geometrik yüksekliği (Hg)
Sistem geometrik yüksekliği, su kaynağı yüzeyi ile suyun
iletileceği en üst nokta arasındaki düşey seviye (kot
farkı) olup, statik emme yüksekliği ile statik basma yüksekliğin
toplamından oluşur. Sistem debisinden bağımsızdır
ve tüm debi değerleri için sabittir. Bununla beraber, yıldan
yıla, mevsimsel kullanıma ve su kaynağının
özelliklerine bağlı olarak değişmesi söz konusu
olabilir.
3.2.1.1. Statik emme yüksekliği (hse)
Kaynaktan su çekilmez iken, su kaynağı ile pompa mili ekseni
arasındaki kot farkı statik emme yüksekliği olarak
tanımlanmaktadır. Eğer su kaynağı, pompa ekseninden
aşağıda ise statik emme yüksekliği pozitif; pompa ekseni,
su kaynağı düzleminden daha aşağıda ise o zaman statik
emme yüksekliği negatif değer almaktadır.
3.2.1.2. Statik basma yüksekliği (hsb)
Yine kaynaktan su çekilmez iken, pompa mili ekseni ile suyun
iletildiği kullanım yerinin en üst noktası arasındaki kot farkı, statik basma
yüksekliği olarak tanımlanmaktadır. Eğer pompa emdiği
suyu aynı düzleme boşaltırsa o zaman statik basma
yüksekliği sıfır olur.
3.2.2. Düşüm
Kuyu gibi yer altı su kaynaklarında, statik seviye, kuyudan
su pompajı yapılmazken kuyunun su yüzeyi ile yer yüzeyi
arasındaki düşey uzaklıktır. Düşüm kuyudan su çekimi
ile başlar. Artan debiye göre parabolik bir yükseliş göstermektedir.
Düşümün değeri, pompaj debisine, akifer özelliklerine, kuyu boyutuna,
kuyunun donanım metoduna ve pompaj süresine bağlı olarak değişir
(Şekil 3). Düşüm kuyu tecrübe
denemeleri vasıtasıyla belirlenir. Kuyudan çekilen su miktarı
artırıldıkça, düşüm de orantılı olarak artar.
Fakat, belli bir debi değerinden sonra, bu düşüm daha da büyük
artış gösterir. Debi- düşüm eğrisinde bu dönüm yada
kırılma noktasına karşılık gelen debi
değeri, kuyunun maksimum debisini (Şekil 3, B noktası) verir.
Pratikte, bu noktaya karşılık gelen debi değerinin %90
karşılığında alınan debi, kuyu için ekonomik
debi olarak bilinir ve pompa seçimi en
fazla bu değere göre (Şekil 3, A noktası) belirlenebilir. Kuyu
sondajı, donatımı, geliştirme ve tecrübesi ayrı bir çalışma
notunda incelenecektir.
3.2.3. İşletme yüksekliği veya
çıkış basıncı
Bazı sulama sistemleri, kullanım noktalarında ilave
basınç isterler. Bu basıncın değeri sistemin
özelliğine göre değişir. Yüksek basınçlı merkezi tek
tabancalı yağmurlayıcılar 7 bar ,
taşınabilir yağmurlama sulama sistemleri 2.5-3.5 bar’a kadar işletme
basıcına gereksinim duyarken, damla sulama sistemleri daha
düşük, örneğin 0.5-2 bar
şiddetinde işletme basıncına gereksinim duymaktadır.
Bununla birlikte yüzey sulama sistemleri için işletme basıncı
değeri sıfır olabilmektedir. Pratikte, taşınabilir
yağmurlama sulama sistemleri için işletme yada çıkış
basıncı değeri 3 bar
veya eşdeğeri olan 30 mSS olarak alınmakta ve toplam
dinamik yüksekliğe eklenmektedir.

Şekil
3. Bir derin kuyuda seviyeler ile debi-düşüm ilişkisi.
3.2.4. Sürtünme kayıpları
Bir borudan su akarken sürtünmeden dolayı yükseklik yada
basınç kaybı olur. Bu kayıpların değeri hidrolik
formüller veya boru imalatçılarının
hazırladığı nomogramlar, tablolar ve eğrilerden elde
edilebilir. Pompa, suya sürtünme kayıplarını
karşılamak için de enerji aktarmaktadır. Pratikte, bu sürtünme
kayıplarını tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir.
Mühendislik uygulamaları bu kayıpları en aza indirmek için
yapılmaktadır. Belli çaptaki bir borudan geçen debiyi
artırdıkça, su hızı da artar. Ancak, sürtünme kaybı,
artan su hızının karesi ile artmaktadır. Böylece, çok
yüksek işletme masrafları ortaya çıkmaktadır. Bundan
dolayı, uygulamada belli çaplardan belirli debilerin iletilmesine izin
verilir (Tablo 1).
Sürtünme kayıplarını, ayrıca, boru uzunluğu ve
sistemde kullanılan armatürlerin fazlalığı ile boru cinsine
bağlı sürtünme katsayısının büyüklüğü de
artırmaktadır. Bu nedenle sistemin geometrisini planlarken, sürtünme
kayıplarını en aza indirebilecek düzenlemeler üzerinde durmak
son derece önem kazanmaktadır. Bu, özellikle emme donanımı olan
pompaj tesislerinin, emme hatlarının düzenlenmesinde hassasiyet
göstermeyi gerektirmektedir. Çünkü,
artan emme hattı sürtünme kayıpları, ENPYT
değerini azaltacağından, kavitasyon riskini yükseltmektedir. Bir
pompaj tesisinde toplam kayıplar genel olarak aşağıda
eşitlik ile belirlenmektedir.
Hf = (l *L* v2 ) /(D*2g) +
åk * v2 /2g
.................(Hızın fonksiyonu olarak)
Hf = (l *Leş* v2 ) /(D*2g)
..................(Eşdeğer boru boyu cinsinden)
Hf =
0.0827*[(l* L )
/D5 +
åk /D4]*Q2 .................(Debinin fonksiyonu olarak)
Hf =
0.0827*[(l*
Leş ) /D5]*Q2
..................(Eşdeğer boru boyu cinsinden)
Burada,
l boru cinsine bağlı sürtünme
katsayısı Moody
diyagramından bulunur, pratikte kabaca 0.015 – 0.025 arasında
alınabilir. L iletim hattında kullanılan düz boru uzunluğu
m, v su hızı m/s, D boru
çapı m, g yer çekimi ivmesi 9.81 m/s2,
åk hatta kullanılan armatür yada boru
parçalarının toplam şekil kayıp katsayısı,
Leş hattaki düz boru uzunluğu
ile armatürlerin eşdeğer düz boru boyu karşılığı
toplamı m ve Q iletilen debi m3/s dir.
3.2.5. Hız yüksekliği
Hız yüksekliği, suyun kinetik enerjisi olup, şu
eşitlikle belirlenir.
Hv = v2
/2g
Pompaj tesislerinde hız yüksekliği genellikle 0.3 m den daha
küçüktür. Çünkü, hız
yüksekliği su hızının karesiyle artmaktadır, ancak
sürtünme kayıpları da su hızının karesiyle
arttığı için, pratikte bir fayda sağlamamaktadır. Su
hızının artışı ayrıca, su darbelerinin
oluşumuna da neden olabileceğinden, hız daha önce de ifade
edildiği gibi genellikle 2±0.5 m/s
aralığında olması arzu edilmektedir.
3.2.6. Sistem yüksekliği değişimleri
Toplam sistem yüksekliği zamanla değişime
uğrayabilir. Buna, kuyu düşümü, sürtünme, işletme
koşulları ve sulama sezonuna bağlı olarak statik su
seviyesindeki olası değişiklikler neden olabilir. Boru ve
armatürlerin korozyona uğraması veya eskimesinden dolayı
sürtünme kayıpları artar. Statik su seviyeleri de
yağışın yıldan yıla değişmesi veya
sulama sezonunda su kaynağından aşırı su çekilmesi de
toplam sistem yüksekliğini etkileyen önemli etkenlerdendir.
Bazı sistemlerde, sistem yüksekliği periyodik
değişikliklere uğrayabilir. Toplam dinamik yüksekliklerin
değişimini karşılayabilecek etkide bir pompa seçmek mümkün
olmayabilir. Bazı durumlarda ek yükseklikleri karşılamak için
esas pompaya seri bağlanabilecek ek bir pompa gerekli olabilir. Bu
düzenleme yağmurlama sulama sistemlerinde tarla köşelerindeki
yağmurlama başlıklarının
çalıştırılması ve merkezi tek tabancalı
yağmurlayıcılar için
gerekli olan ek basıncı sağlamakta sıklıkla
kullanılır.
4. SANTRİFÜJ POMPALARDA KARAKTERİSTİK
EĞRİLER
Santrifüj pompaların işletme özelliklerini tanımlamak
için kullanılan, pompanın karakteristik eğrileri olarak dört
çeşit eğri bilinir. Bunlar, belli bir çalışma
hızı ve pompa modeli için, pompa debisinin fonksiyonu olarak, toplam
dinamik yükseklik, verim, güç ve emmedeki net pozitif yük ilişkileridir
(Şekil 4). Pompa imalatçıları, yaptıkları her bir
pompa için normal olarak pompa karakteristiklerini katalog halinde
yayınlarlar. Bir pompanın işletme performansı, pompa çark ve gövdesinin geometrisi ile
çalışma hızına bağlıdır.
4.1. Santrifüj Pompalarda Debi- Yükseklik
Değişimi
Şekil 5 de tek kademeli bir pompa için tipik bir yükseklik ile
debi arasındaki değişim gösterilmiştir. Bu eğri, pompa
tarafından birim zamanda pompalanan su miktarı ile
geliştirebildiği yükseklik arasındaki ilişkiyi
açıklamaktadır. Genellikle pompalanan debi arttıkça, üretilen
yükseklik azalır. Eğrinin şekli, çark tasarımı ve özgül
hız ile değişiklik gösterir. En büyük yükseklik, sıfır
debi değerinde görülür. Bu noktaya tam kapalı vana (shut-off) yüksekliği denir.

Şekil 4. Tek kademeli ve tek girişli bir pompanın
karakteristik eğrileri.

Şekil 5. Bir santrifüj pompanın
tipik bir yükseklik – debi karakteristik eğrisi.
4.2. Pompa Veriminin Debiye
Bağlılığı
Pompalardaki verim ile debi arasındaki ilişki Şekil 6 da
verilmiştir. Verim- debi ilişkisi aynı zamanda, yükseklik – debi
eğrisi üzerinde bir seri
eşdeğer verim eğrileri olarak da gösterilebilir (Şekil 7).
Bir pompanın verimi orijin noktasından başlar, artan debi ile
maksimum bir noktaya kadar yükselir, daha sonra debinin artmasına
karşılık ile azalma gösterir. Verim, pompa tipi, imalatçı
ve modeller arasında önemli değişiklikler gösterir.
Verim, ortaya çıkan işin, girdi işe oranlanması ile
belirlenir. Başka deyişle, pompanın çıktısı olan
hidrolik enerji yada gücün, pompa miline verilen mekanik enerji yada güce
oranıdır. Verim, birimsiz olup genellikle % olarak ifade edilir.
Verim düzeyi, pompa seçiminde dikkate alınması gereken en önemli
kriterlerden biridir.

Şekil 6. Bir pompanın tipik bir
verim- debi karakteristik eğrisi.

Şekil 7. Bir
pompanın yükseklik-debi eğrisi üzerinde eşdeğer verimleri
gösterilmesi.
4.3. Pompanın Mil Gücünün Debiye
Bağlılığı
Pompa mil gücü; debi, TDY, verim ve iletilen akışkanın
özgül kütlesinin bir fonksiyonudur. Santrifüj pompalar için en yaygın Nm-Q
eğrisinin biçimi Şekil 8 de gösterilmiştir.

Şekil 8. Santrifüj pompalarda
görülen tipik bir Nm-Q eğrisi.
Bu eğri, radyal ve karışık akışlı
pompaları temsil edebilecek bir seyir göstermektedir. Buna göre,
kapalı vana veya sıfır debi değerinde güç tüketimi en az,
daha sonra artan debi ile güç tüketimi artmaktadır. Burada, önemli olan
nokta, sıfır debide bile, güç tüketiminin var olmasıdır. Bu
tip pompaların aksine, eksenel akışlı pompaların Nm-Q
eğrisinde en yüksek güç tüketimi, sıfır debide görülürken, debi
artışıyla güç tüketimi azalmaktadır.
4.4. Gerekli Emmedeki Net Pozitif Yük (ENPYP)
– Debi İlişkisi.
Pompa imalatçıları tarafından bildirilen en tipik ENPYP
–Q eğrisi Şekil 9 da
verilmiştir.

Şekil 9. Santrifüj pompalar için verilen
tipik bir ENPYP (NPSHR) eğrisi
Santrifüj pompalar için tipik ENPYP (NPSHR)
eğrisi, debi artışı ile parabolik bir yükseliş
göstermektedir. Pompaj tesisi işletme noktası, bu eğriye
yaklaştıkça kavitasyon tehlikesi büyümektedir.
Bu eğri, pompa imalatçıları tarafından testler
sonucunda elde edilmektedir. Yapılan bilimsel çalışmalardan
aşağıdaki denklemler ortaya konmuştur.
ENPYP = 12.2 * 10 - 4 * Q 2/3
* n 4/3 (Tek girişli pompalar)
ENPYP
= 7.7 * 10 - 4 * Q 2/3
* n 4/3 (Çift girişli
pompalar)
Burada,
Q pompa debisi (m3/s) ve n pompa
çalışma hızı yada devir sayısı (1/min)dır.
Pratikte, herhangi bir pompaj tesisinde, kavitasyonun oluşmaması için
aşağıdaki eşitlik göz önünde bulundurulmaktadır.
ENPYT
³ ENPYP
+ 0.5 (m)
5. POMPA İŞLETME NOKTASI
Bir santrifüj pompa, sabit devir sayısındaki TDY-Q
eğrisinin tüm noktalarında çalıştırılabilir. Bu
eğri üzerindeki her noktaya karşılık gelen bir debi ve TDY
değeri vardır. Aynı ölçekle çizilerek
çakıştırılan, TYKE ile pompanın TDY-Q eğrilerinin
kesişim noktası, pompanın işletme noktası olarak adlandırılır
(Şekil 10). Bir başka ifade ile işletme noktasında,
sistemin gereksinim duyduğu TDY ve Q ile pompanın ürettiği TDY
ve Q değerleri dengededir ve aynı koordinatları gösterir. Pompa,
bu işletme noktasında belirli bir, güç, verim ve ENPYP
değerlerine sahiptir. İşletme noktasındaki debi, sistem
tarafından istenen debiyi sağlamalıdır.

Şekil 10. Verilen bir tesis ve pompa
için işletme noktasının belirlenmesi
Tesis yük kaybı ve pompa TDY-Q eğrilerinden her hangi biri
değişirse işletme noktası da değişebilir. TYKE,
sulama yönteminin değişmesi - örneğin, yağmurlamadan salma
sulamaya geçiş, yada tersi durum-, pompa çıkışındaki
vana ile debinin değiştirilmesi, boru hattının çap, cins ve
uzunluğunun değişmesi, armatür eklenmesi, boruların
eskimesi (Şekil 11), su seviyesindeki değişimler gibi
nedenlerden dolayı eğrinin şekli değişir.
Pompanın TDY-Q eğrisi ise genelde pompa organlarının
aşınması, devir sayısının
farklılaşması, pompa boyutlarının değişime
uğramasından dolayı değişebilmektedir. Pompaj sulama
tesislerinde, işletme noktasına etki eden etmenler ayrı
çalışmada daha ayrıntılı olarak
açıklanacaktır.

Şekil 11. Boru hattının
eskimesi ve statik su seviyesinin değişmesinin
TYKE ne etkisi.
6. POMPA SEÇİMİ
Pompa seçimine gösterilecek
özen, tesisin işletme ekonomisine büyük ölçüde tesir edecektir. Pompalar
bir yılda, kendi maliyetinin on katı tutarında enerji
harcayabilir. Uygun pompa seçimi ile bu enerji
optimum değere indirilebilir. Pompa seçimi, belli bir sulama
sistemi için en uygun pompanın seçilmesi yöntemidir. Sulama sisteminin
performans ihtiyaçlarına uygun tip ve özelliklere sahip bir pompa
tipi seçilmelidir. Sistem
ihtiyaçlarını karşılayacak diğer pompalarda mutlaka
incelenmelidir. Normal olarak, ekonomik faktörlere bağlı olarak bu
pompalar içinden en uygunu seçilir. Bir tesise uygun pompa seçebilmek için
bazı unsurları mutlaka
sağlıklı olarak elde edilmelidir. Bunlar:
·
Pompalanacak suyun sıcaklığı,
özgül ağırlığı, viskozitesi ve temizliği
olup, pompanın yapısal yönüyle
yakından ilgilidir.
·
Pompa büyüklüğünün belirlenebilmesi için
gerekli pompaj debisi bilinmelidir.
·
Sistemin geometrisi ve topografya bilgileri, TDY
değerinin hesaplanması ve TYKE çizilebilmesi için gereklidir.
·
Su kaynağı ve emme koşulları
sorgulanmalı, kuyu karakteristikleri iyi ve doğru incelenmelidir.
·
Tesisten yararlanacak kullanım yeri
sayısı, her birinin yıllık çalışma süreleri,
ihtiyacı olan debi, seri yada paralel çalışma
koşullarının belirlenmesi için gereklidir.
·
Tesisin kurulacağı yer ile ilgili
bilgiler.
·
Enerji durumu
sorgulanmalıdır. Pompa tipi, transmisyon tipi ve tesise kuvvet
kaynağı seçimi için gereklidir.
Yapılan çalışmalarda kaba bir yaklaşım olarak,
pompaj tesisi sabit giderleri, pompa çark çapının karesi (D2),
işletme giderleri ise pompa çark çapının 5. kuvveti (D5)
ile değişmektedir. Buna göre, küçük tesisler için basit ve ucuz
pompalar önerilebilir. Büyük kapasiteli ve sürekli çalışan tesislerde
işetme noktasındaki pompa performansları daha da önem kazanmaktadır.
Bu yüzden büyük debili pompalarda, işletme noktası en yüksek verim
noktası veya en fazla %5 değişimi kabul edilebilir. Bu debi
noktaları arasında kalan aralığa, pompanın optimum
çalışma bölgesi adı verilir.
Pompa seçimi ile ilgili olarak, şimdiye kadar otaya konulmuş
bir çok sonuç aşağıdaki gibi özetlenebilir.
·
Pompa seçimi olayında, pompayı imal eden
ve kullanan olmak üzere iki taraf vardır. Sonuçtan bu iki taraf ta
sorumludur.
·
Pompa ve sistem ana parametreleri
abartılmamalı ve mümkün olan en doğru bilgiler
kullanılmalıdır. Yapılan hesaplardaki muhtemel
sapmaları karşılamak üzere, değerleri şişirmek
yerine, pompanın kullanılan çark çapının
artırılmasına uygun ve motorun bu gücü
karşılayabilecek kadar büyük seçilmesi en uygun yoldur.
·
ENPY ve titreşim açısından, öncelikle
düşük devirli pompa seçilmelidir. Aynı devirli iki pompa
arasında seçim yapılacaksa; istenen çalışma noktası,
pompanın en iyi verim noktasının solunda olan pompa seçilmelidir.
·
Pompaj sistemlerinde göz ardı edilen diğer
bir hususta, zamanla debinin artırılması yönünde sisteme
yapılan ilavelere karşın, boru çapı ve armatürlerin
değiştirilmesi gereğinin düşünülmemesidir.
·
Bir depoya değil de, doğrudan bir boru
şebekesine su pompalaması ve debinin vana ile ayarlanması
durumunda, TDY-Q eğrisi yatık olan pompalar, hidroforlu sistemlerde
ve çok sayıda pompanın paralel bağlandığı
koşullarda ise dik TDY-Q eğrisine sahip pompalar seçilmelidir.
·
Derin kuyulardan su çekilmesinde, eğer debi
küçük , basınç büyükse (TDY>60 m ) dalgıç tip, büyük debi ve küçük
TDY (TDY<60 m ) koşullarında ise milli tip derin kuyu
pompaları öncelikle değerlendirilmelidir.
·
Aşırı katı madde içeren
sıvıların açık çarklı santrifüj yada enjektörlü
pompalarla pompalanmalıdır.
·
Pompaların boru karakteristiğine
uygun bir şekilde seri ve/veya paralel bağlanması ile TDY ve
debi artırılabilir. Ayrıca, debi artırmak için basma
borusuna paralel borularda bağlamak mümkündür. Seri bağlama
genellikle TDY, paralel bağlamada ise debi önemli ölçüde
artırılabilir. Enerji kayıplarından dolayı aynı
karakterli iki pompa, paralel bağlandığında debinin, seri
bağlandığında TDY nin, tek pompada elde edilen
değerlerin iki katına çıkmayacağı
unutulmamalıdır.
·
Sabit devirli pompalar en iyi verim noktasında
çalıştırılmalıdır. Sürtünme
kayıplarının az olduğu sistemlerde, debisi Q olan bir pompa
yerine, Q/2 debili iki pompa, hem Q/2 hem de Q debisinde maksimum verimde
çalıştırmak mümkündür.
·
Değişken devirli (frekans kontrollü)
pompalar, debinin az olması istendiği sürece, TDY de azalma meydana
geldiği için sistem veriminde iyileşme sağlar.
·
TDY içinde, basma yüksekliği payının
çok olduğu durumlarda, verimli bir debi kontrolü paralel pompa kullanarak
sağlanır.
·
Debi değişken değilse teknolojik
mecburiyet olmadıkça, en iyi çözüm, en iyi verim bölgesinde
çalışan, sabit devirli pompalardır.
·
Pompa seçiminde, son zamanlarda “ömür boyu maliyet”
diye ifade edilen unsurlar da dikkate alınmalıdır. Bunlar,
yatırım, montaj ve işletmeye alma, enerji, işletme,
bakım ve onarım, arıza süresindeki ürün kaybı, çevresel,
ömrü biten pompanın söküm ve atım maliyetleri olarak
sayılabilir.
6.1. Pompa Tipleri
Santrifüj pompaların
çeşitli tipleri çoğunlukla sulamada ve drenaj sistemlerinde
kullanılır. Santrifüj pompalar çarklarına göre şu şekilde
sınıflandırılabilir:
·
Radyal Akışlı Pompalar
·
Aksiyal Akışlı Pompalar
·
Karışık Akışlı
Pompalar
Ayrıca,
bir santrifüj pompa dizayn şekline ve uygulamalarına göre de dört
gruptan
biri olarak sınıflandırılabilir:
·
Volüt (salyangoz) gövdeli pompalar
·
Difizör gövdeli pompalar
·
Türbin pompalar (milli ve dalgıç tip derin
kuyu)
·
Pervaneli (eksenel) pompalar
Volüt gövdeli pompalar genellikle suyun 7
metreden daha az derinlikten alınacağı yerlerde
kullanılır. Statik emme yüksekliği, pompa kurulum
koşulları ve ENPYP tarafından belirlenir. Kurulumun kolay
ve maliyetinin düşük olması nedeniyle yatay milli salyangoz gö
vdeli pompalar tavsiye
edilmektedir. Bununla birlikte, emmedeki net pozitif yükün sağlanması amacıyla
derin kuyular ve bazı yüzey suları dalgıç pompalara gereksinim duyulabilir. Emme
yüksekliğinin 7 metreden fazla olması durumunda pompalama işleminde yatay milli
santrifüj pompaların kullanımı kavitasyon problemlerine neden olmaktadır. Böyle bir sistemde, derin kuyu
pompaları tercih edilebilir.
Aksiyal akışlı çark tipi kullanan pompalar, debinin
yüksek basıncın düşük olduğu çalışma
koşullarına göre tasarlanmışlardır. Bu çarklar
pervaneli pompalarda kullanılırlar. Emme yüksekliğinin
olmadığı tesislerde çalışan bir çok aksiyal
akışlı pompa vardır. Bunların çarkı su içerisinde
çalışacak şekilde kurulur. Kanallardan su pompalamada
kullanılanları vardır. Bu pompaların karakteristik
eğrileri, bu çalışmada anlatılan pompaların
karakteristik eğrilerinden farklıdır. Bu pompalar başka bir
çalışmada incelenebilir.
Karışık akışlı
çarklar, çoğunlukla milli ve dalgıç tip derin kuyu pompalarda
kullanılırlar. Bu pompalar suyun 7 metreden daha derin yerlerden
çıkarılmasını sağlarlar.
Sulama sistemi için gerekli olan TDY ve debi
değerini sağlayabilecek nitelikteki uygun pompalar imalatçı
kataloglarına başvurularak saptanabilir. Sulama sistemine uygun,
pompanın belirlenebilmesi için bu pompalara ait karakteristik eğriler
incelenir. Pompanın doğru seçimi bilgi, uzmanlık ve
karakteristik eğrileri doğru kullanabilmeyi gerektirir.
Örneğin sistem debisindeki
değişme halinde, pompa TDY-Q karakteristik eğrisindeki düz
yassı kısımda yani optimum çalışma bölgesinde seçim
yapılabilir. Bu seçim, daha çok debinin değiştirilmesiyle
basıncın önemli bir değişime uğramadığı
yatık TYKE sahip tesislerde tercih edilir. Şekil 12 deki
tipik bir dalgıç pompa, 50 l/s lik debiyi 32 m basınçta %70 verimle sağlayabilmektedir.
Eğer debi 63 l/s ye yükseltilirse basınç, 4.5 m kadar düşmekte
ve verim aynı kalmaktadır. Sistem 4.5 m daha düşük basınçta
çalıştırılırsa aynı pompa her iki debi
değerinde çalıştırılmış olacaktır.
Beklenen tüm çalışma koşulları için pompa seçimi
mümkün olmayabilir. Eğer debideki değişimler önemli ise yüksek
debi gereksinimi gerektiren zamanlarda ana pompaya paralel bir ek pompa
kullanılabilir.

Şekil 12. Tipik bir dalgıç pompa karakteristik eğrileri.
6.2. Pompaları Seri İşletilmesi
İki pompanın seri bir şekilde
bağlanmasının anlamı debinin bir pompadan diğer bir
pompaya boruyla iletimi şeklinde açıklanabilir. Bu tip düzeneklerde
akışkanın bir pompadan diğerine geçişiyle suya daha
çok enerji kazandırılır. Bu tip düzenlemeler, daha çok kademeli
pompalarda ve aynı debinin tüm kademelerinden geçerek yüksek basınç
oluşturulan derin kuyu
pompalarında görülür. Seri düzenekler genellikle sistem
ihtiyaçlarının tek pompayla karşılanamadığı
durumlarda kullanılırlar. Bunlar ayrıca değişken
basınç gereksinimli sistemlerde kullanılırlar. Tek
tabancalı merkezi sulama sistemlerinde köşe sulamasının
yapılabilmesi için ek bir pompa kullanılır (Şekil 13).

Şekil 13. Pompaların
seri bağlanması
Seri bağlanan iki pompanın toplam karakteristik eğrileri
de Şekil 14 de gösterilmiştir. Aynı yada farklı
karakterdeki iki pompanın seri bağlandığı durumlarda,
belli bir tesis için işletme noktasının nasıl
değiştiği hususu eğrilerin analizi sonucunda
belirlenmelidir. Seri bağlı pompalarda, genel beklenti, debinin
sabit, basıncın artması yönündedir. Fakat bu
artışın doğrusal olmayabileceği hususu göz önünde
tutulmalıdır.

Şekil 14. Seri bağlı pompaları TDY-Q eğrisinin
elde edilmesi
6.2. Pompaların Paralel İşletilmesi
Şekil 15 de paralel
bağlanmış iki pompa görülmektedir. Bu düzenlemenin bir
örneği tek bir su kaynağından iki veya daha fazla pompa ile su
çekilmesi ve tüm debinin tek bir borudan geçirilmesi şeklinde
açıklanabilir. Bir başka örnek ise birkaç küçük kuyudan gerekli
debinin sağlanması şeklindedir. Paralel düzenlemeler
değişken debi gereksinimlerinin karşılandığı
sistemlerdir. Şekil 16 da paralel bağlanmış iki pompaya ait
TDY-Q eğrileri verilmiştir. Aynı yada farklı karakterdeki
iki pompanın paralel bağlandığı durumlarda, belli bir
tesis için, işletme noktasının nasıl
değiştiği hususu eğrilerin analizi sonucunda
belirlenmelidir. Paralel bağlı pompalarda, genel beklenti,
basıncın sabit debinin artması yönündedir. Fakat bu
artışın doğrusal olmayabileceği hususu göz önünde
tutulmalıdır.

Şekil
15. Pompaların paralel
bağlanması

Şekil
16. Paralel bağlı iki pompanın TDY-Q eğrisinin elde
edilmesi
7.
SONUÇ
Pompa seçim işlemi
süresince, sistem için tasarlanan debi için, yüksek verimli (%70 ve üzerindeki)
pompalar göz önüne alınmalıdır. Çünkü, düşük
verimin, güç tüketimine olan etkisi daha önemlidir. Pompa seçiminde,
tasarım parametrelerinden, debi ve TDY %10 daha büyük alınabilir. Bu
durum, pompanın değişen işletme koşullarına
uydurulabilirliliği, uzun süre ve kalıcı performansla
çalışmasına hizmet edecektir. Büyük debili tesislerde, toplam işletme
masrafları, yüksek verimli bir pompanın kullanılmasını
zorunlu hale getirmektedir. Ekonomiklik pompa seçiminde her zaman birinci
kriterdir. Pompaj tesisinin işletme masrafları ile yatırım
masraflarını göz önünde tutmak oldukça önemlidir.
KAYNAKLAR
Atabek, B. 1996. Pompa seçimi için
alternatif veriler. 2. Pompa kongresi:16-23. İstanbul.
Çalışır,
S. 1996. Konya’da İmal Edilen Bazı
Düşey Milli Derin Kuyu Pompalarının İşletme
Özellikleri ve Değişik Yörelere Uygunluğunun Belirlenmesi.
S.Ü.Fen Bilimleri Enstitüsü Tarım Makineleri Ana Bilim Dalı. Doktora
Tezi. Konya.
Dorn, T.W.,
Schroeder, M.A., and Fischbach, P.E., 1981. How to
Adjust Vertical Turbine Pumps for Maximum Efficiency. Nebraska Cooperative Service.
EC-81/760. Nebraska.
Ender, D ve Ertöz, AÖ. 2001.
Değişken devirli pompa seçimi. 4. Pompa kongresi:24-32. İstanbul.
Ertöz,
AÖ. 1996. Yer altı suları pompaj
ekonomisi ve pompa seçimine etki eden faktörler. 2. Pompa kongresi:24-33.
İstanbul.
Haman, DZ,
Zazueta, FS, Izuno, FT. 1994. Selection of centrifugal
pumping equipment. Circular 1048. Florida Cooperative Extension Service,
University of Florida, USA.
Keskin, R. Ve Güner, M. 2002.
Sulama makineleri. A.Ü. Ziraat Fakültesi Yayınlar No: 1524. Ankara
Loftis, JC ve Miles, DL. 2001.
Irrigation Pumping Plant Efficiency. Colorado State University, Crop
Series
No:4.712. USA.
Nalbantoğlu, B. 2001. Pompalarda ömür boyu maliyet ve verimlilik. 4.
Pompa kongresi:178-185.
İstanbul.
Polat,
M ve Canbazoğlu, S.
1996. Optimum pompa seçimi ve yeni çalışma şartlarına
uydurulması. 2. Pompa kongresi:34-43. İstanbul.
Terzi, A. 1996. Pompa seçimi. 2. Pompa Kongresi. 235-241. İstanbul.
Tezer, E. 1978. Sulamada Pompaj
Tesisleri (Proje Seçim ve İşletme Yöntemleri). Cilt 1-2-3. Ç.Ü.
Ziraat
Fakültesi Yayınları.
Adana.
Uçar, M., 1996. Yeraltı Suyunun Çıkarılmasında
Kullanılan Pompaların Karakteristik Özellikleri ve Uygun Pompa
Seçimi. 2. Pompa Kongresi. 241-250. İstanbul.
|